“Fakirler”in partisi!
Futboldan anlamak kolay değil tabii; herkes çok anladığı için. Hele Türkiye’de. pazar günü “kümede kalma maçları”nı izlerken şöyle bir baktım da: Ligi ilk üç sırada tamamlayan üç takım, şampiyon Galatasaray ile Fenerbahçe ve Trabzonspor, küme düşme potasındaki üç takımla, yani en alt sıralarla oynuyordu.
Tabii normal zamanda da bu takımlara takılmaları mümkündü ama son hafta “anormal bir zaman”dı. Üçü de rakiplerine takıldı nasılsa! İkisi yenildi, biri 0-2’den 3-2 yapıp sonra rakibinin ihtiyacı olan üçüncü golü yedi.
Ben açıkçası Antalyaspor-Kocaelispor maçını izledim. Mertçe, sonu hüzünlü bir maç oldu. Diğerlerine bir şey diyemem! Ama şunu diyebilirim: Futbolun bu kadar “sürprizlerle dolu” olduğu bir ülkede, bir Celtic taraftarı, bir Atlethic Bilbao taraftarı da zor olunur, yine küme düşen takımını kucaklarken Filistin bayrakları açan St. Pauli taraftarı da tabii! (Bu vesileyle Gençlik ve Spor Bayramınızı kutlarım!)
Ve bu ülkede her şey sürprizlerle mürprizlerle mümkündür!
Nitekim, sonradan il olan Aksaray’ımızda 16 yaşında bir genç intihar ederken… Onun milletvekilinin karısı da meğerse “fakirlik belgesi” çıkarıvermiş muhtardan.
Bir kadın Ihlara kanyonuna atarken kendini… onun milletvekilinin karısı da meğerse “fakirlik belgesi” çıkarıvermiş muhtardan.
Bir başka kadın, (elbette ne fark eder ama başörtülü) bedeninde muhtemelen kocasının........
