menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Süreci İstanbul’dan, Ankara’dan okumak artık yetersiz kalıyor; Diyarbakır çağırıyor, hissediyorum

35 31
02.01.2026

Diğer

02 Ocak 2026

TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu

Normalde siz bu yazıyı okurken ben Diyarbakır’da olacaktım.
Beş gün boyunca elimden geldiğince “yeni Diyarbakır”ı okumaya çalışacaktım. Şimdilik kar girdi aramıza!

2015’te son bulan “o” barış sürecinin bedelini en ağır, en yıkıcı biçimde yaşayan şehirlerden biri de Diyarbakır’dı.
Yaşananlar hem fiziki hem de toplumsal hafıza adına derin kırılmalar yarattı.
Eski dostlar hemen buhar oldu mesela!
Çoğunluğu Türk ve çoğunluğu tanınan insanlardan oluşan o kalabalık ve “önemli dostlar…”

Amed güzellemeleri, ciğer paylaşımları, geleneksel kıyafetlere merak, herkesin birbirine “heval” diye hitap etme dönemi, Kürtçe kelimeler kullanarak konuşma modası, Kürt siyasetinin tanınmış isimleriyle yakınlık telaşı, etkinliklerde protokolde olma yarışı, “benim de Kürt arkadaşlarım var” dönemi bir anda yerini sessizliğe ve derin bir yalnızlığa bıraktı Kürtler adına.
Özetle, bir karanlık dönemi daha yanlarında kimsecikler olmadan yapayalnız atlattılar.
Dostlar yolda bırakıldı, yazılan-konuşulan o büyük laflar unutuldu, devrimci olduğu iddiasındaki muhabbetler hemen son buldu, Kürt siyaseti eleştirilen, tu kaka edilen hareket oldu.
Çünkü devlet devredeydi ve bu meselenin yaratacağı popülerlik ve saygınlık döneminde yine süresi belli olmayan bir ara dönem yaşanacaktı.
Saygınlık getirmeyecekse doğruya doğru demenin anlamı ne değil mi?
Veya ünlenmeyeceksek, panellere çağrılmayacaksak, ödül almayacaksak yaşanan mağduriyetleri görmenin ne esprisi var değil mi?

Evet turnusol etkili, çok acayip şeyler yaşandı “düşünce insanları” adına, büyük dönüşlere tanıklık edildi.
Elbette o süreçte her manada kayıplar yaşandı.
Her kayıp can yakar ama en büyük kayıp insan hayatı kaybıdır, tartışmasız.
Çok insan öldü o süreçte.
Derin mağduriyetler yaşandı; sanki eskileri unutulmuşcasına yenileri eklendikçe eklendi üst üste.
Tarihi yapılar yıkıldı, şehirler kimliksizleştirildi.
Siyasilerin tutuklanmaları, kayyımlar, tüm diyalog ihtimallerinin kapanması ve acı bir şiddet ortamı…

Son derece politik bir şehir olan, Kürt meselesinin önemli kırılmalarına defaatle tanıklık etmiş Diyarbakır, bir kere daha devrilen bir masanın yarattığı acı günlerin........

© T24