Mersin’de kapı aralığından sızan utanç
Mersin’de büyükşehir belediyesine yönelik adli soruşturması sırasında polisin bir eve yaptığı şafak baskınında yapılan görüntü kayıtlarının kamuoyuna yansıması büyük tepki çekti.
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü adli soruşturma dosyasında yer alan şüphelilerin yakalanması ve ev aramaları için Mersin Emniyeti KOM ve Narkotik Şube’den personel görevlendirildi.
Gün doğumuyla birlikte sivil polisler, savcılığın talimatıyla daha önceden tespit edilen şüphelilerin yakalanması ve evlerinde delil aranması amacıyla ekipler halinde şehre dağıldı.
Sonrasında yaşananlar, tartışmaları beraberinde getirdi.
Belirlenen hedef kişilerden birisinin evine gelindiğinde kapıyı açan ev sahibinin “uygun olmadığını” söylemesine rağmen polislerin “içeri dalması”nın görüntüleri, operasyonla ilgili Adalet Bakanlığı’nca yürütülen kamuoyu bilgilendirmesi çerçevesinde tüm ülkeye yayıldı.
Ve bir anda tepkiler yükseldi. Bu olay, belediye operasyonun önüne geçti.
Ankara’da yaşananlar akıllarda
Görüntülerin yarattığı tablo ilk değil hatırlarsınız.
Suç, suçlu ve soruşturma konumundan bağımsız olmak kaydıyla; Uşak Belediyesi’ne yönelik adli soruşturma çerçevesinde geçen martta dönemin CHP’li Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın yine polis tarafından Ankara’da otel odasında gözaltına alınması sırasındaki görüntüleri, “birileri” aracılığıyla dağıtılarak sosyal medya üzerinden paylaşıldı.
O dönemde CHP Genel Başkanı olan Özgür Özel, görüntülerin sızdırılmasına sert tepki gösterdi. Hatta o günlerdeki bir konuşmasında görüntülerin Ankara Emniyeti’nden dağıtılmadığının belirlendiğini açıklarken İstanbul’dan gelen polis ekibinin faaliyette bulunduğunu ima etti.
Peşinden Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, konuyu Meclis gündemine taşıdı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’i “Tapu sızınca ‘devlet’ gibi, görüntü sızınca 'seyirci' gibi davranırsanız, bu adalet değil, zulüm olur” sözleriyle eleştirdi.
Tepkilerin büyümesi üzerine Adalet Bakanı Gürlek, söz konusu görüntünün nasıl sızdığı yönünde araştırma yapıldığını duyurdu yanlış hatırlamıyorsam.
Araştırmanın sonucunun ne olduğuna yönelik herhangi bir resmi bilgilendirme şimdiye kadar yapılmadı!
İçişleri Bakanlığı’nın yapması gerekenler
Mersin’de belediye operasyonunda yaşananlar, Ankara’daki süreci hatırlattı doğal olarak.
Yeri gelmişken, Mersin’de yaşananların iki ayağı var. İlki, polisin eve giriş şekli. İkincisi ise, eve giriş sırasında yaşananların kayda alındığı görüntünün sızdırılması. Diğer deyişle el altından servis edilmesi.
Nedense İçişleri Bakanlığı, her iki aşama konusunda “sessizliğini” koruyor. Hele ki gün içinde en az iki sosyal medya paylaşımı yapan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi henüz bir değerlendirme yapmadı. Keza Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan da.
Oysa her iki isim, istemeleri halinde süreci kendi sorumluluk alanları çerçevesinde müfettiş marifetiyle araştırma olanağına ve yetkisine sahip.
Yapılacak müfettiş incelemesinde Mersin’de ortaya çıkan nahoş tablonun sahibi belli olur.
Ama temel koşul, “istemeleri” hali elbette.
Kaldı ki Mersin Valisi Atilla Toros ve Mersin Emniyet Müdürü Fahri Aktaş’ın da sahip oldukları yetki kapsamında yaşananları sonuca bağlamaları mümkün. Üstelik Vali Toros müfettiş kökenli mülki idare amiri. Neyin nasıl yapılacağını gayet iyi bilir.
Anlaşılan onlar da gözlerini Ankara’ya çevirip bekleme konumundalar.
Ayrıca şunu da eklemek gerekir; sonuçta savcılar da insan. Talimatları Allah kelamı değil. Kapının zilinin çalınması sırasında ev........
