menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Takviye ürün kullanımında son perde

28 0
20.04.2026

Geçen hafta çok sevdiğim arkadaşım Prof. Dr. Özgür Kasapçopur’un başkanı olduğu Türk Pediatri Kurumu tarafından düzenlenen ve teması “Umudun adı çocuk” olan 61. Türk Pediatri Kongresi’ne katıldım. Katılma nedenim “D Vitamini: Rutin Tarama Testi Olarak Bakalım mı? Kime, Ne Zaman, Nasıl Replasman Yapalım?” başlıklı bir konuşma yapmaktı ama hem Kocaeli Üniversitesi’nden birçok öğrencimi/arkadaşlarımı gördüm ve öğrencilerimin çocuk hekimliğini seçmesinde bir etkim olduğu için sevindim, öte yandan ise kongrenin açılıştan hemen sonra yapılan, firma destekli konuşmadan itibaren “şok oldum desem yeridir” diyebileceğim derecede “takviye ürünler” gerçeği ile yüzleştim. Aslında konunun yabancısı değildim ve birçok ailenin  büyüme için hekimlerin tavsiyesi ile çocuklarına Arginin içeren ürünleri umutla içirdiklerini biliyordum; ayrıca Prof. Dr. Osman Müftüğlu’nun Neredeyse kullanmayanların ayıplandığı muazzam bir ‘takviyemania / vitamania’ dönemine girmiş gibiyiz” diyerek yaşlara göre “takviye piramidi” önerdiği yazısını da yeni okumuştum.

Daha sonra değineceğim ve sitikolin içeren ürünle ilgili konuşmanın yarattığı duyarlılıkla kongre ortamına ve programına baktığımda ise büyük ölçüde “takviye ürünler” ve mama firmalarının baskın olduğu kongre atmosferi ile karşılaşmak beni hem üzdü hem de düşündürdü. Bu konuyu birkaç arkadaşımla konuştuğumda, son yıllarda kongrelerin takviye ürünler ve mama firmalarının desteği ile düzenlenebildiğini, herkesin bu konuyu bildiğini ama yapılacak bir şey yok yaklaşımı ile durumu kabullendiğini anlattı. Tabi kongre programında  çok sayıda iyi konuşma da vardı ama hakim olan atmosferin bilim ile bilim dışı arasındaki sınırı iyice  belirsiz hale getirdiğini, daha önce bir yazımda değindiğim sağlık endüstrisi ile hekimler/kongreler arasındaki ilişkilerin benim pek bilmediğim yeni bir döneme girdiğini görmek mümkündü.

Takviye edici gıda ve sağlık ürünleri

Kısa bir araştırma, içlerinde magnezyum, sitikolin, omega-3, D vitamini, probiyotikler, kreatin monohidrat, protein, selenyum, çinko, bakır, koenzim Q10, B12, folik asit, glisin, argininin, lizin gibi birçok maddenin, vitamininin bulunduğu takviye edici gıda ve sağlık ürünleri pazarının 1 milyar dolara ulaştığını ve bu pazarın   pandemi sonrası değişen tüketici alışkanlıklarıyla birlikte, her yıl ortalama  oranında istikrarlı bir şekilde büyüdüğünü gösteriyor. Tabi bu ürünleri SGK ödemediğine göre, bu kadar para giderek yoksullaşan halkın cebinden çıkıyor. Bu pazarın ABD’de 15 milyar dolar civarında olduğunu ise kongredeki konuşmadan öğrendim.

Daha önce söylediğim gibi, kongrenin ilk konuşması “Beynin yolculuğu: Dikkat, odak ve ötesi” başlığını taşıyordu ve çok yaygın kullanıldığını öğrendiğim “Sitikolin” içeren bir ürünün etkilerini anlatıyordu.  Öncelikle konuşma boyunca sunumun iki yanında ilgili ürünle ilgili bir reklam cümlesinin ve “bilimsel çalışmayla desteklenmiş ürün” sözünün durmasını yadırgadım. Bunun ötesinde konuşma sitikolinin kullanımını tavsiye eden, hatta yakında 1,4 milyon çocuğun gireceği LGS için de bir seçenek olabileceğini söyleyen bir içeriğe sahipti.  Bu ürünün 550-850 TL arasında bir fiyata sahip olduğun düşünüldüğünde işin boyutunu tahmin etmek zor olmasa gerek. Ben aslında bu ürünün reklamlarını yollardaki aydınlatma direklerine asılı panolarda görüyordum ama üstünde bu kadar düşünmemiştim.

Konuşmadan ve daha sonra yaptığım incelemelerden bu ürünün Amerika Birleşik Devletleri'nde bir ilaç olarak değil, takviye edici gıda (diyet takviyesi) kategorisinde yer aldığını, FDA’nın, sitikolinin yaygın bir formu olan Cognizin'e "Genel Olarak Güvenli" (GRAS)........

© T24