Erdoğan Özmen’e 35. gün mektubu ya da “sessiz, sitemsiz”

Sen gittin gideli 35 gün olmuş. Birkaç gün önce ÖDP günlerinden arkadaşın Hülya Demir, bir anma buluşması için mesaj attı; senin var olduğunu bildiğin ama içinde olmadığın gruba. Yan yana gelince ne yaparız, neler anlatırız, seni aramıza getirecek cümleleri, anıları bulabilir miyiz bilmiyorum. Ama en azından birbirimize sokularak, kuytularımızda seni arayacağımızdan eminim.

Tabii her birimizin bildiği, yaşadığı, kendinin kıldığı, kelimelere dökerken daha çok hissettiği ayrı bir Erdoğan var. Senin ardından yazılan yazıların arasında bendeki Erdoğan’a en yakın olanların Hülya Demir’deki ve Türkay’daki Erdoğan olduğunu hissettim; senin deyiminle onların kelimelerini içime çekerken. Türkay’ın yazısı, “Sevdiklerimizi severiz, çünkü bize tanıdık gelirler. Onları kaybettiğimizde neyin tanıdık olduğunu daha iyi anlarız.” cümleleri ile başlıyordu ve senin karşındakini nezaketle bulunduğu yerden biraz daha iyi bir yere doğru çağırdığını anlatıyordu.

“Sessiz, sitemsiz”

Hülya ise senin “sessiz, sitemsiz” gittiğini, içindeki sızının geçmediğini, geçmesini de istemediğini, o sızının “o sevgi ve dostluk hâlâ orada” duygusu verdiğini yazdı. Onun kelimeleri ağlattı beni, sonra da buluşup beraber ağlayalım diye sözleştik. Sen bizim bu hâllerimizi, kelimelerle seni arayışımızı, kelimelerle yüzüne dokunmamızı, gülmeni  yeniden kurmamızı, seni, sana benzesin diye harf harf çekiştirdiğimiz kelimelerle sevmemizi anlardın; buna sessizce sevinirdin, en fazla biraz gülümserdin diye tahmin ediyorum.

Ben de bu yazıyı sabahın sessizliğinde, elimdeki iki şiir kitabındaki kelimelerden medet umarak yazıyorum: Birisi Ursula K. Le Guin yorumuyla “Tao Te Ching” (Gerçek iyilik su gibidir. / Su her şeye iyi gelir. / Rekabet etmez.), diğeri ise Murathan Mungan’ın “Yaz Geçer” kitabının 1992 baskısı.

Bu arada söylemeyi unuttum; bütün bu süreçte, sana çoraplarını giydirdiğim andan sonra sana en yakın olduğum anı Hülya Demir yazdı bana: “Mezarlıkta seni izledim. Senin ellerinden, kucağından toprağa karışması huzur verdi bana. Başkası olamazdı diye düşündüm.”

Seni çok güzel uğurladık

Senin bu dünyadan gittiğin perşembe gecesinin sabahından, toprağa verdiğimiz Küçükyalı Mezarlığı’na kadarki anları tek tek........

© T24