2026’nın kültür rotaları: Dünyanın neresine gidersek güneş, kum, deniz değil de değişik kültürler görürüz?

Diğer

04 Ocak 2026

Önce sevgili okuyucularıma mutlu yıllar dileyerek başlayayım. Sağlıklı, huzurlu, adil, 2025’ten daha mutlu olacağımız bir 2026 gelsin.

Birkaç hafta önce Faruk Pekin’in 40 yıl önce kurduğu Fest Travel’ın doğum günü kutlandı bir kokteyl ile. Konuşmalar, film gösterileri ve Kırmızı Kedi Yayınları’ndan bir de kitap, ‘Kırk Yılda Devrialem’... Daha nice 40 yıllara... Bu fırsat ile aklıma gelen bir konuyu Faruk Pekin ile paylaştım. Acaba bu yıl dünyanın neresine gidersek güneş, kum, deniz değil de yabancı ve değişik kültürler, arkeoloji, mimarlık, tarih, farklı bir sanat, farklı bir sosyal yaşam görüp, farklı lezzetler tadıp döneriz ve uzun zaman bu anıları içimizde saklayabiliriz; acaba bize 5-6 ülke önerebilirler mi, diye sordum. Neden gidelim, kaç gün, kaç dolarlık bir bütçe, ne giyelim, ne götürelim gibi sorulara da cevap vermelerini rica ettim. Faruk Pekin ve Fest Travel Genel Müdürü Zekeriya Şen tercihlerini Japonya, Mısır, Peru, Fas, Brezilya ve Amazonlar yönünde kullanmışlar. Bu listeye bir göz atmadan önce Faruk Pekin ile yaptığımız sohbette onun önem verdiği bazı noktalara değinmek istiyorum;

“*Şu anda dünyayı en ucuz gezmenin yolu kruz (cruise) gemileri, emekli ve kısıtlı bütçeye sahip aileler tercih ediyor. İsterseniz geminin durduğu limanlarda inip ücret karşılığı gezebiliyorsunuz isterseniz gemide kalabiliyorsunuz. Bavul açıp kapatmak zorunda kalmıyorsunuz. Turlarda ise farklı kategorilerdeki oteller ve lokantalar seçildiğinden fiyatlar biraz daha yüksek olabiliyor.

*Son zamanlarda demiryolları seyahatlerinde akıl almaz gelişmeler oldu. Bir atak var.

*Akarsu gemilerinde de bir sıçrama oldu. Tuna, Ren ve Sen nehirlerinde tur yapan tekneler artık konforlu. Bir ‘yavaş seyahat’ türü gelişti. Sadece Avrupa değil örneğin 4300 km uzunluğundaki Mekong Nehri üzerinde Laos, Kamboçya ve Vietnam’da da nehir gezileri var, ayrıca Amazon üzerindeki gezileri de unutmayalım.

*Sırt çantalı turistlerin hiçbir ülkeye faydası olduğunu sanmıyorum. Kitle turizmi sırt çantalılarla başladı. Örneğin, Butan bu tür turistlere sıcak bakmıyor. Oteller pahalı. Görevliler; ‘Bizim akarsularımızdan başka bir şeyimiz yok. Ucuzcu turist gelsin istemiyoruz’ diyorlar. Ben de Türkiye için bunu düşünüyorum. Mesele 60 milyon turistten 60 milyar dolar kazanmak değil 10 milyon turistten 80 milyar dolar kazanmaktır. Topkapı Sarayı 2500 yılına bu haliyle taşınabilecek mi, koruyabilecek miyiz?

*İstanbul’a kruz gemileri gelsin istemiyorum. İstanbul kazanmıyor o zaman. Bir turizmci olarak söylersem Türkiye çok değerli. Türkiye biricik. Biz bu........

© T24