menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yargılama etkinliğinde yanlış tartışma aşamasının yıkıcı sonuçları ve bizler -II

14 0
06.05.2026

Buna karşılık Batı dünyasında ceza yasası, borçlar yasası, ticaret yasası vb. temel yasalar, hazırlandıktan sonra kamuoyuna sunulmakta, bilim insanları yazdıkları yapıtlarında ya da başka yerlerde bunları eleştirmekte, yasayı hazırlayanlar da bunları değerlendirerek gerekiyorsa hazırlanan yasa metninde düzeltmeler yapmaktadırlar.

Dahası Avusturya gibi bazı ülkelerde yasaları hazırlanması sırasında dil uzmanları bile hazır bulunmaktadır. 

Nitekim aynı yolu izleyen İspanyollar, yirminci yüzyılda dillere destan bir ceza yasası yapmayı başarmışlardır.

Özetle sayın hukukçular, ilerlemek ve çağı yakalamak istiyorsak, her alanda eleştirinin değerini bilmek,  “ELEŞTİRİ ÇAĞI”nı yaşamak zorundayız.

Çünkü eleştiri, aslında eleştiren açısından çok yorucu bir etkinliktir.

Ayrıca sizi eleştiren insan, sizin düşmanımız değil, çok duyarlı ve ağır bir yorgunluğu göze almış bir dostunuzdur.

Öyleyse bırakınız onlara sövmeyi, aslında onlara sürekli borçlusunuz demektir.

Geçelim ve ayracı kapatıp asıl konumuza dönelim. 

İlk paragrafta kısaca yargılama evresinin alınyazısını belirleyen “tartışma” (duruşma) aşamasının, batılı ülkelerde yaşandığı gibi, kural olarak, tek oturumda bitirilememesi, aylarca, bazen yıllarca sürmesi yüzünden “hak(kını) arama özgürlüğü”nün (Anayasa, m. 36) örselendiğini, bunu, hukuka uygun yargılama bilincine sahip hiçbir insana anlatmanın olanaksız bulunduğunu belirtmiştim.

Kaldığımız yerden görüşlerimizi sürdürürsek, bu konuda diyeceklerimiz çok açıktır, sayın hukukçular: Çünkü bunun temel bir nedeni vardır ve o da şudur: Türkiye, Meici döneminde Japonların yaptığı gibi, Batı'dan ilkin hukuku ve bilimini alacak, bunları hukuk fakültelerinde uzun yıllar öğretecek ve sindirildiğini görecek yerde, o hukuk biliminin ürünü olan yasaları almakla yetinmiş, bu yüzden de en sıradan sözcükleri bile bazen hukuk kavramı sanmış, bazen de doğru hukuk kavramlarını bile yanlış algılamıştır.

Bu konuda en çarpıcı örneklerden birini, aşağıda sunmak isterim: 

1926 / 765 sayılı Eski T.C. Yasası’nın 188/3, 455, 459’uncu maddelerinde; 6123 sayılı Yasa ile........

© T24