menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Demokrasi olanağı var mı?

29 0
30.05.2026

Rıza Türmen-Işıl Kurnaz 

Sonunda olan oldu. En olmaz dediğimiz şeylerden biri daha gerçekleşti. İstinaf Mahkemesi’nin mutlak butlan kararıyla CHP’nin 38. Kurultay kararlarını iptal etmesinden sonra çevik kuvvet ve biber gazlı bir saldırıyla CHP Genel Merkezi’ne kapılar kırılarak girildi. Çevik kuvvetin orantısız güç kullanarak saldırdığı sadece CHP Genel Merkezi değil, aynı zamanda halkın iradesi. İktidarın gölgesi altındaki bu yeni CHP Genel Merkezi, tabanını nasıl ikna edecek, nasıl bir çalışma alanı bulacak?

Gerçek şu ki, mutlak butlan davasını izleyen olaylardaki temel çelişki Kılıçdaroğlu ile Özel arasında bir koltuk kavgası değil. Temel çelişki, demokrasiyle yönetilen bir ülkede yaşamak isteyenlerle, baskıcı, tahakkümcü bir otoriter rejim kurmak isteyenler arasında. Halkın desteğini kazanmaktan, rıza üretmekten vazgeçmiş bir AKP iktidarı, ancak muhalefetin bastırıldığı, muhalif seslerin susturulduğu bir otoriter rejim kurarak iktidarda kalabileceğini düşünüyor. Mutlak butlan kararıyla, AKP iktidarının demokrasi, hukuk devleti, insan haklarının hoyratça ayaklar altına alındığı bir rejime doğru yürüyüşü yeni bir aşamaya girdi. Bu aşama  tek partili bir dönemin başlangıcı. Bu dönemde artık, muhalefet partileri olmayacak. Ya da olsa bile, bu partiler, iktidarın kabul ettiği partiler olacak, seçim kazanma umutları bulunmayacak.

Bu Putin Rusyası’nın yönetildiği rejimdir. Sn. Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başında olduğu sırada yapılacak bir erken seçim böyle bir rejimin kapısını açacak. Bu erken seçim iktidarı değiştirme olanağına sahip son seçim olabilir.

Bir savaş durumu söz konusu olmamasına, koşulların çok farklı olmasına karşın, bir cephe içindeki iç çatışmanın nasıl bir sonuç doğurabileceğini görmek bakımından İspanya İç Savaşı iyi bir örnek olabilir. 1936-1939 yılları arasındaki İspanya iç savaşında savaş içinde bir iç savaş daha vardı. General Franco’nun komutası altındaki Kralcı güçlere karşı savaşan Cumhuriyetçilere Avrupa’da tek yardım eden, silah ve asker gönderen ülke Stalin Rusya’sıydı. Ancak Stalinci güçler Cumhuriyetçiler üstünde egemenliklerini kurmak isteyince, aynı cephede savaşan Troçkistlerle Stalinciler arasında çatışma çıktı. George Orwell, “Katalonya’ya Selam” adlı kitabında Barselona sokaklarındaki Stalincilerle Troçkistler arasındaki silahlı çatışmaları çok güzel anlatır. Bu iç çatışmadan yararlanan General Franco güçleri, Barselona’ya girerek savaşa son verdi ve İspanya 37 yıl, General Franco ölene dek, faşizmin karanlığına gömüldü.

AKP’nin yürüdüğü yolun taşıdığı riskler, demokrasi bakımından ne anlama geldiği henüz toplumda tam olarak anlaşılmış değil. Neyin iyi, neyin kötü, neyin gerçek, neyin yalan olduğu konusunda bir belirsizlik mevcut. Bu yolun tehlikelerinin farkında olanalar da demokrasinin hala geçerli olduğu eski dönemin kalıplarıyla itiraz ediyorlar. Oysa, Türkiye’de şimdiye dek görülmemiş yeni bir otoriterlik dönemine girilmekte. Eski dönemlerin hukuk devleti, insan hakları gibi kavramlarının bu dönemde hiçbir geçerliliği yok.

Türkiye belki de Cumhuriyet tarihinin en büyük krizini yaşıyor. Ana muhalefet partisi fiilen kapatılmıştır. Tek partili döneme dönülmüştür. Bir seçim yapılıp yapılmayacağı, yapılacaksa bunun serbest, adil bir seçim olup olmayacağı belli değildir. Mutlak butlan, bağımsız bir yargı kararı değildir, sarayda tezgahlanan, yargı ve Kılıçdaroğlu eliyle yürütülen bir projedir. Bu yeni projenin adı “demokrasinin sonu projesidir.” Türkiye, bir yeni demokrasi değildir, Tanzimat’tan bu yana yürütülen demokratik mücadelenin getirdiği kazanımlar vardır. Bu kazanımla çöpe atılmıştır.

Türkiye’de kurulmakta olan yeni rejimi bir özelliği de vicdansız bir rejim olmasıdır.

Türkiye’de muhalefet uygulanan baskı, hukuksuz yargılamalar, zalimane davranışlar nedeniyle, iktidara ikide bir “vicdanlı olma” çağrısı yapıldığı görülmekte. Böyle bir çağrının hiçbir anlamı yoktur. Otoriter rejimler sadece insanların itiraz etmediği, sessiz kaldığı ve itaat ettiği bir yönetim kurmaz. Aynı zamanda insanın değersiz........

© T24