Trump’ı yakından tanımak isteyenler için… |
ABD Başkanı Donald Trump, kısa bir sürede dünyada adından en çok söz ettiren devlet başkanı olmayı başardı. Her Allah’ın günü, dünyanın dört bir yanındaki gelişmelerle ilgili olarak başından büyük çıkışlar yapan kendisinden söz ettirmeyi başarıyor Trump. ABD Başkanı sıfatıyla kendisini her konuda dünyanın tek hakimi olarak gören Trump aslında ufuksuz bir palavracı olduğu ve kendisini hep dev aynasında gördüğü için vaatlerinin hemen hiç birini gerçekleştiremedi ama dünyaya hükmeden tek siyasi lider havasında ahkam kesmeye devam ediyor.
Ben köşe yazarı olarak Türkiye’de gazetecilik yaparken dünyada olup biteni izlemeye önem veriyor, yaşanan gelişmeleri yakından izliyordum. “Dünya Trump’a mı Kalacak?” başlıklı kitabım bu ortamda yayınlandı. Tek adam rejimlerinin çoğalmaya başladığı ortamda ABD Başkanı olarak adını dünyaya duyurmayı başaran Donald Trump’ın işinin kolay olmadığını, ayrıca Tek Adam rejimlerinin kısa ömürlü olabileceğini de belirtmiştim. Kitabım fazla ilgi görmedi, ‘tek adam’ rejimlerinin ömrünün kısa olmayabileceği de giderek daha iyi anlaşıldı ve bugünlere ulaşıldı.
Bugün gelinen noktada ikinci kez ABD Başkanı olarak karşımızda bulunan ve dünyayı keyfine göre yönetebileceğini düşünen Donald Trump’ın çelişkili ve tutarsız kararları inandırıcı olmasını zorlaştırıyor. Yapılan vaatlerin çoğu gerçekleşmiyor, ABD’nin dillere destan gücü vaatlerde kalıyor. Trump yönetiminin kendi hedeflerine varması çok zor görünüyor.
The Making of Trump
Donald Trump’ın iki partili sistemi yaya bırakarak 2016’da genel seçimi kazanması ve ABD Başkanı koltuğuna oturduktan sonra ikinci kez başkanlık koltuğuna oturarak ABD’de yeni bir dönemi başlatması kendi açısından kayda değer bir başarı sayılabilir ama kurduğu yönetim tarzının kalıcı olup olamayacağı bugünlerde ABD’de olduğu kadar başka ülkelerde de tartışma konusu olabiliyor.
Ben dünyada olan biteni Türkiye’den izleyen bir gazete yazarı olarak ABD’de ve dünyada yaşananları izlerken Donald Trump’ı ve karakterini daha iyi anlayabilmek için, ABD’de ödül sahibi, inatçı bir gazeteci olarak tanınan David Cay Johnston’un The Making of Donald Trump adlı çok ilginç kitabına dikkat çekmek istiyorum. Bazı rastantılar sayesinde varlıklı bir babanın oğlu olarak hayata atılan Donald Trump’ın bu sayede hangi olanaklardan yararlanarak refah içinde yaşadığı, en itibarlı okullara gitmek olanağını bulduğu ve kimlerden ne kadar maddi destek gördüğü anlaşılıyor. Örneğin 1986-1990 döneminde Donald Trump’ın sahip olduğu işyerlerinden elde ettiği kazancın 375 milyon doları aştığı görülüyor.
Trump’ın ayrıca aile çevresinin sağladığı parasal desteklerle ülkenin itibarlı yüksek okullarında eğitim görme olanağını bulduğu, sağlanan desteklerle eğitimini ilerlettiği anlaşılıyor.
Trump’ın hayali gözdeleri
Donald Trump’ın birbirini izleyen gönül maceraları ve hayali gözdeleri önemli bir başlık oluşturuyor hayat hikâyesinde. Bu gelişmelerle ilgili haberler geniş yer buluyor Trump’ın anılarında. 1991 yılının Haziran ayında yayınlanan NBC Today Show programında, Donald Trump’ın uzun süredir birlikte olduğu Gürcistanlı Plaj Şeftalisi diye anılan sevgilisi Marla Maples’dan ayrıldığı ve yeni sevgilisi Carla Bruni ile ilişki kurduğu açıklandı. Daha sonra 2008 yılında Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy, Carla Bruni ile evlenince Stern dergisinin muhabiri Trump’a Bruni’yi neden terkettiğini sordu. Trump kendisine hemen şu cevabi verdi: “Bruni yassı göğüslü bir kadındı, senin işine yaramazdı.”
Bunun gibi birçok ilginç sahne anlatılıyor ve Trump’a sorular soruluyor. Bütün bu örnekleri Donald Trump’ın, yani Başkan Trump’ın nasıl bir insan olduğunu hatırlatmak için anlattım. Pulitzer Ödülü sahibi yazar David Cay Johnson’un The Making of Donald Trump kitabını okurken dünyamızın bugün eriştiği noktanın ne kadar düşündürücü olduğunu bir kez daha hatırladım.
Canınızı sıktıysam bağışlayın ama bugün nasıl bir dünyada yaşamakta olduğumuzu çok güzel hatırlatıyor bize Donald Trump’ın varlığı.