menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir ihtimal daha var

20 0
06.05.2026

Mehmet Y. Yılmaz 4 Mayıs tarihli yazısında her zamanki isabetli gözlemleri ve benzersiz üslubuyla, iktidar cenahından gelen “yeni bir anayasanın zorunluluğu” söylemlerini yorumluyor.

Zaman zaman yinelenen bu söylemin son günlerdeki sahibi yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek’tir ve Mehmet Y. Yılmaz ilk planda Gürlek’i kastederek “Derdi Anayasa’nın yetersizliği değil” demektedir. Elbette arka plandakinin, yani asıl karar vericinin kim olduğunu eklemesi gerekmiyor.

Evet, dertleri Anayasa’nın yetersizliği değil. Peki, ne o zaman? İktidar yeni bir anayasa isterken aklında ne var?

Yılmaz yazısında bu konuda ben dahil çoğumuzun aklındaki argümanı açıyor ve temellendiriyor. Benim ekleyeceğim, belirleyici önemde en az bir argüman daha var, ama önce Yılmaz’ı özetleyeyim.

İktidar yeni bir anayasadan söz ederken, mevcut Anayasa’nın bir “darbe anayasası” olduğu ve günümüz şartlarında yetersiz kaldığı gerekçesinden yola çıkmıştı.

Oysa 12 Eylül Anayasası’nın yapılan sayısız değişiklik sonucu çoktan ortadan kalkmış olduğu, başka bir deyişle “darbe anayasası” nitelemesinin anlamını çoktan yitirdiği çokça yazılıp çizilmiş, ama iktidar da ısrarından vazgeçmemişti.

Mehmet Y. Yılmaz yazısında şimdiki Adalet Bakanı Akın Gürlek’in de aynı yoldan devam ettiğini söylüyor ve analizini Gürlek’in şu cümlesine dayandırıyor: “Bugün geldiğimiz noktada ulusal güvenlik........

© T24