Barış sürecini kalıcılaştırmak
Son zamanlarda siyasi iktidarın CHP’ye yönelik saldırıları butlan meselesiyle birlikte siyaset sahnesinin ön kısımlarını, yani güncel toplum hayatımızı neredeyse tümüyle işgal eder hale geldi. Sahnede olup biten ne varsa iktidarın sahneye koyduğu ya da koyabileceği taktik plan ve programlar. Belli ki iktidar bloğunun stratejik hedefi, iktidarlarının bekasıdır.
Bu hedefe yönelik başlıca iki gündem maddesini, yaklaşan genel seçimler ve anayasa sorunları oluşturuyor. Her iki alanda da ağır belirsizlikler ve hukuksuzluklar egemen.
Açıkça görünen şu ki her iki gündem maddesi de oy hesaplarıyla yakından ilgili. CHP’ye yönelik saldırıların amacı, seçimler için ciddi bir rakip güç haline gelen muhalefeti bertaraf etmek, verilen umutlar dahil sahnelenen barış sürecinden okunan ise DEM oylarını iktidardan yana çekmek.
Bunun karşısında, siyasi parti olsun, sivil toplum kuruluşu olsun, insan haklarını ve kalıcı barışı savunan çevrelerde son aylarda gitgide belirginleşen eğilim, barış süreci ile demokrasi mücadelesinin iç içeliğini ve birbiri açısından vazgeçilmezliğini esas almak olarak özetlenebilir. Burada stratejik hedef, toplumun bu doğrultuda yenilenmesi ve barış ile demokrasinin bir arada güçlendirilerek kalıcı hale getirilmesidir.
Bu hedef açısından bakıldığında siyasi iktidarın ana muhalefete yönelik saldırı politikaları en önemli engellerden birini oluşturuyor, çünkü hem kalıcı barış hem de demokrasi, toplumun bütününü, yani ortaklaşan ve farklılaşan her tür hakkın sahiplerini ilgilendiren temel işleyişler.
Böyle........
