menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zihinsel gürültü ve dijital minimalizm

31 0
22.04.2026

Hemen her günkü gibi şehir merkezine gitmek için Bursaray’ın Uludağ Üniversitesi istasyonundayım. Bir görevlinin yönlendirmesiyle vagona girip iki kişilik koltuklardan birine ilişiyorum. Ve son yıllarda bir toplu taşıma klasiği haline gelen o tanıdık huzursuzluk başlıyor: Sol yanımda oturan kişinin dirseği kaburgalarıma baskı yapıyor.

Bir görmeyen olarak bu duruşu artık ezberledim; bu, akıllı telefonunu iki eliyle tutup dünyadan kopan birinin, dirseklerini iki yana kanat misali açarak sergilediği o bencil oturma pozisyonu. Asıl sorun ise biraz sonra başlıyor. Ardı arkası kesilmeyen kısa videolar... Instagram Reels’in yüksek sesli efektleri ve YouTube Shorts’un durmak bilmeyen döngüsü. Sağ dirseğiyle beni dürten yolcu, bu kez dijital bir gürültüyle beynimi dürtmeye başlıyor. Hiç durmuyor; hızla bir videodan diğerine, bir gürültüden başka bir gürültüye geçiyor. Sıkılıyorum. Nihayetinde uygun bir dille rahatsızlığımı belirtiyorum. Şaşırıyor... Bakışlarındaki ifadeyi sesinden algılıyorum: "Burada otururken başka ne yapabilirim?" der gibi bir tutum içinde. Anlıyorum ki; o kısa videolara beynini teslim etmeden, dopamin hissini almadan üç dakika bile duramıyor.

İşin gerçeği, bazen ben de kulaklığımı takıp önemli mesajlarıma bakıyorum. Ancak bunu yaparken hem oturuşuma dikkat ediyor hem de süreyi kısıtlı tutuyorum.

Anlamsız anlatılar!

Metroda yanımda oturan o gencin izlediği videoların çoğu; ya bir başkasının hayatına dair anlamsız anlatılar ya da doğruluğu teyit edilmemiş bir dezenformasyon yığını niteliğinde. Artık dijital platformlar, süzgeçten geçirilmesi gereken bir veri çöplüğüne dönüşmüş durumda. Beynini cep telefonuna bağlamış o gençle yaşadığım sıkıntının zihnimde oluşturduğu cümleleri, bilinenlerin farklı bir tekrarı olsa da sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bir paradoks

Bilişim çağında bir paradoksla karşı karşıyayız: Bilgiye hiç bu kadar yakın olmamıştık. Ancak dijital dönem........

© T24