menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kali Yuga!

10 0
08.04.2026

Hemen hepimizin diyemeyeceğim, bazılarımızın gayet iyi bildiği bir konu var; giderek artan hava kirliliği... neden "herkesin diyemeyeceğim" ifadesini kullandığıma gelince. Pek çok ama pek çok kişi gerek Bursa'da, gerekse sanayi yoğun diğer şehirlerde olup bitenin ayırdında değiller. Yavaş, yavaş ısıtılan sıcak su kabı içindeki kurbağa misali havanın zehrini soluyorlar ancak farkında değiller. Bunu nereden mi biliyorum? Bursa kent yaşamındaki kirliliği algılıyor, burnumu, ruhumu rahatsız eden partikülleri hissediyorum. Bu hissedişimi zaman, zaman bilgisayarımdan baktığım hava durumu programları da destekliyor.

Haşlanan kurbağa misali!

Bir, kaç gün önce Bursa'nın havası yine berbat, yine o havayı solumaktan rahatsızım. "Bugün hava nasıl?" diye sorduğum bir kişi; "Güzel, ılık bir bahar havası var." diyor. Başka kişilerden de benzer cevaplar aldığım oluyor. Pek çok kişi yaşamlarını kuşatan, ciğerlerine her gün toksik partiküller dolduran kirli havadan bihaberler. Ve merak ediyorum, niye böyle? niye zehir soluduklarının farkında değiller? Akla ilk gelen yanıt; Kötüye, kötü havaya giderek alışmış olmalılar. Tıpkı ısısı giderek artan su kabı içindeki haşlanan kurbağa metaforunda olduğu gibi, ölüm yolculuğuna çıkmış kurbağanın olanı biteni kavrayamadığı gibi...

Mazide cennet olan bir şehir!

Bursa'nın hava kirliliğinden rahatsızlık duyuyor oluşumun, farkındalığımın fiziki hissediş dışında bir de psikolojik yönü var. Ben bu şehrin çocuğuyum. Bebeklik........

© T24