Antidepresan yerine hareket! |
Bir arkadaşımla dertleşirken, zihinsel yorgunluklarıyla nasıl başa çıktığını soruyorum. Aldığım cevap, psikoloji literatüründeki pek çok yayından daha aydınlatıcı oluyor. Benim için, "Ben düşüncelerle gelen zihinsel sorunlarımı yine düşünerek çözmekten yana değilim. Kültürfizik yaparım, bedenimi çalıştırırım, yeşil alanlarda dolayı seyreder sakince yürürüm. Dostların yanına gider, bana sorun gibi gözüken konulara çoğunlukla hiç değinmeden, onlarla sohbet ederim. Sonrasında adeta antidepresan almışçasına, bedenimde, beynimde hasıl olan pozitif bir halin oluştuğunu hissediyorum." Bu sözler stres yükü yoğun, günümüz insanının içine düştüğü, depresyon ve anksiyetenin kapılarını açan o büyük tuzağa işaret ediyor: Ruminasyon... Bir problemimiz olduğunda onu saatlerce analiz ederek, parçalara ayırarak ve üzerinde kara kara düşünerek çözeceğimizi sanıyoruz. Nihayetinde bir labirent olan zihnin içinde ne kadar çok dolaşırsak o ölçüde kayboluyoruz.
Hareketin biyokimyası: Bedenden zihne ulaşan huzur
Arkadaşımın kendisini "antidepresan almış gibi" nitelendirmesinin bir metafor değil, özünde biyokimyasal bir süreç olduğunu ifade........