Mükemmel fırtınanın gözünde |
Diğer
18 Ocak 2026
Mükemmel bir fırtınanın gözündeyiz. Ülkemizin çevresinde hepimizi yakından ilgilendiren konularda olağanüstü hızda ve nitelikte gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Bunlardan en sıcak olanlara birlikte göz atalım ve bunları ayaklarımızı Ankara’ya basarak anlamlandırmaya çalışalım.
Suriye’de, Halep’in Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerinin ardından SDG Tişrin Barajı su havzasının batısında konumlandığı yerleri de terk ederek, olduğu gibi Fırat’ın Doğusu’na çekilmeyi kabul etti.
Geçiş dönemi devlet başkanı Şara da imzaladığı bir kararnameyle ülkenin Kürt yurttaşlarının haklarını tanıdı. Böylece, Kürtler Suriye halkının organik bileşenlerinden, Kürtçe de ulusal dillerinden kabul edilecek. Kürtleri vatansız bırakan 1962 Haseke nüfus sayımına dayanan istisnai yasalar da iptal edilecek.
WSJ’nin bildirdiğine göre Şam’a bağlı kuvvetler -TSK’nin de desteğiyle- farklı kollardan SDG denetimindeki bölgenin içlerine bir askeri harekat başlatmak üzereyken ABD’nin Caesar Yasası yaptırımlarının yeniden devreye almaya dek varan sert uyarılarıyla durdurulmuşlar.
Nitekim, son olarak Milli Savunma Bakanı Güler’i ziyaretindeki tuhaf oturma düzeniyle yine sorun çıkaran ABD’nin Ankara (yarı-zamanlı) Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack, SDG Komutanı Mazlum Abdi’yle Erbil’de dün (Cumartesi) bir araya geldi.
Irak Kürdistan Bölgesi (IKB) Başkanı Neçirvan Barzani’nin de taraflar arasında çatışmayı önlemek amaçlı arabuluculuk için devrede olduğu anlaşılıyor.
Tüm bu gelişmelerin öncesinde de bir “başlama vuruşu” gibi 6 Ocak’ta Paris’te, Ukrayna’ya destek olmaya gönüllü ülkeler zirve toplantısına katılmak için orada bulunan Dışişleri Bakanı Fidan’ın da dolaylı katılımı ve onayıyla, Suriye ile İsrail’in anlaşması gerçekleşti.
İçerideyse MHP Genel Başkanı Bahçeli SDG komutanı Mazlum Abdi’yi Öcalan’a meydan okumakla suçladı.
Dışişleri Bakanı Fidan ise Şara’nın İsrail’le işbirliğine göz yumarken, SDG’yi İsrail’in güdümünde davranmakla itham etti.
“Güvenlik kaynakları” adıyla MİT’ten yani Kalın kanadından ise Mazlum Abdi Şam’la uzlaşma yanlısıyken Kandil tarafından çatışmaya zorlandığı ileri sürüldü.
Böylece Kürt siyasal hareketinin iktidar tarafından İmralı, Edirne, Kandil odakları arasında ve coğrafi açıdan da Türkiye, Irak, Suriye, İran alanları arasında farklı seçenekler istikametinde tereddüde itildiği yorumları da yapıldı.
Gazze’de ABD Başkanı Trump’ın (TSİ) dün sabah imzaladığı duyurulan https://www.whitehouse.gov/briefings-statements/2026/01/statement-on-president-trumps-comprehensive-plan-to-end-the-gaza-conflict/ kararnameyle kendi başkanlığındaki Barış Kurulu altında üç ayrı komite kuruldu.
Bunlardan biri Trump’ın “vizyonunu” hayata geçirecek olan komite. İçinde Trump’ın en yakın çevresinden Witkoff, Kushner, Gabriel var.
Gazze Ulusal Yönetim Komitesi (“NCAG”) ise HAMAS’ın yerine geçecek teknokratlar hükümeti olacak. Başında Filistinli Ali Shaath yer alacak.
NCAG’a “destek olmak” üzere ikinci bir icra komitesi daha kurulacak. Burada bölge ülkelerinden bakanlara da yer veriliyor. Hakan Fidan ve Mısır istihbarat şefi Reşat da bu komitedeler.
Trump’ın özel temsilcisi Witkoff, damadı Kushner ve Kushner’e çalışan eski İngiltere başbakanı Blair ile milyarder girişimci Rowan her iki komitede birden varlar.
Beş yıl boyunca (2015-20) bölgede BM temsilciliği yapan eski Bulgaristan dışişleri ve savunma bakanı Mladenov’un “Yüksek Temsilci” sıfatıyla bu komiteler arasından eşgüdümü sağlaması öngörülüyor.
Uluslarası İstikrarı Sağlama Gücü (“ISF”) komutanlığıise ABD Özel Kuvvetler Komutanı Tümg. Jeffers’e emanet. ISF’ye hangi ülkeler katkı verecek belli değil.
Böylece, “ikinci aşamaya” geçildiği varsayılıyor. Alanda yani Gazzelilerin hayatında yahut şeridin yarısını işgal etmiş durumdaki İsrail’in tutumunda bir değişiklik yok.
Fidan’ın olduğu komitede Limasol’da mukim GKRY ve İsrail çifte vatandaşı gayrımenkul girişimcisi Gabay’ın olması da dikkat çekici. Komitelerin yapılandırılmasında emlâk zengini milyarderlerle Trump’ın en yakın danışmanları omuz omuza.
İran’da halk ayaklandı. Bu kez farklı olan ayaklanmanın, yukarıdan aşağıya türlü toplumsal sınıfları dikine kapsaması ve ilk........