Katalan öfkesiyle yüzleştik

Galatasaray taraftarı haftalardır yastığa başını her koyduğunda aynı büyüleyici rüyayı görüyordu: Ali Sami Yen’in o kendine has, desibel sınırlarını zorlayan uğultusunda yönünü kaybeden bir dünya devi ve sarı-kırmızılı formayla göğe yükselen bir başka zafer gecesi...

Karşıda ise rüya görmeye hiç ihtiyaç duymayan, Hansi Flick’in kusursuz şablonlarını adeta uykusunda bile hatasız çizen, yapay zekayla kodlanmış hissi veren bir Barcelona vardı.

Okan Buruk dün gece bu makineleşmiş ezbere, radikal ve asimetrik bir hız kumarıyla yanıt verdi. Abdülkerim’in tecrübesini kulübeye çekip Jakobs’u sol stopere yerleştirmek, Eren Elmalı ve Barış Alper ile bek koridorlarını birer otobana dönüştürmek teoride rasyonel bir panzehirdi. Sahaya üflenen mesaj netti: “Sizin ezberiniz varsa, bizim de o ezberi tarumar edecek süratimiz var.” Tıpkı o hafızalara kazınan Tottenham maçında olduğu gibi; bu asimetrik kurgunun ayakta kalması için sınırları zorlayan, trans haline geçmiş kolektif bir performansa ihtiyaç vardı.

Nitekim ilk yarıda o trans hali kısmen sahadaydı.

Galatasaray’ın oyuna iyi başlamadığı, Barcelona’nın ritim aradığı dakikalarda Davinson Sanchez’in savunmadaki anıtlaşan duruşu ve Uğurcan Çakır’ın devleşen refleksleri takımı ayakta tutan ana kolonlardı. İşte tam o sekansta gelen gol........

© T24