menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘’Yavaş oyna Mamardashvili!..’’

19 0
11.03.2026

Maç öncesinde tribünlerin hazırladığı o görkemli koreografi, sadece görsel bir şölen değil, adeta bir duygu seliydi; Osimhen’in gözyaşları bu tutkunun en somut dışavurumu oldu. Ancak asıl hikaye 90 dakika bittiğinde yazıldı: Başlangıçta Nijeryalı yıldızı duygulandıran o tribünler, maç sonu düdüğüyle birlikte koca bir devi, Liverpool’u sahadan boynu bükük uğurladı.

Beşiktaş derbisinin ardından kurduğumuz o klasik "atanın ve tutanın iyi olacak" cümlesi, bu seviyelerde bir amentü gibi geçerliliğini koruyor. Fakat bu kez hikayeye sadece Muslera ve Osimhen değil; Jakobs’un disiplini, Singo’nun atletizmi ve Gabriel Sara’nın oyun aklı da dahil oldu. Galatasaray, modern futbolun savunma kodlarını yeniden yazarcasına bir ders verdi. Osimhen ön alanda bir savunmacı gibi pres yaparken, Barış Alper’in yerdeki topa kafasıyla hamle yapması, bu takımın "kazanma iştahının" resmidir. Jakobs ise Salah gibi bir fenomeni, kariyerinin en etkisiz gecelerinden birine mahkûm ederek adeta bir bek performansı resitali sundu.

Barış Alper Yılmaz, Juventus eşleşmeleri öncesinde Şampiyonlar Ligi’ni bir "vitrin" olarak tanımlamıştı; dün gece o vitrinin en parlak mücevheri yine kendisiydi. Dakikalar 89’u gösterirken hala o meşhur şiddetli koşularını atıyor, rakip savunmanın kimyasını bozuyordu.........

© T24