menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Varlık Barışı Kanunu Meclist’en geçti: Son hali ne getiriyor?

26 0
22.05.2026

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, 5 Mayıs 2026 tarihinde TBMM’ye sunuldu. Teklif, 20 Mayıs Çarşamba günü TBMM Genel Kurulu’nda bazı küçük değişikliklerle kabul edildi.

Sürecin bundan sonraki aşamasında ise Cumhurbaşkanının onayı bulunuyor. Anayasa uyarınca Cumhurbaşkanı, TBMM tarafından kabul edilen bu kanunu 15 gün içinde yayımlar. Bunun yanında, yayımlanmasını kısmen veya tamamen uygun bulmadığı kanunları gerekçesiyle birlikte yeniden görüşülmek üzere aynı süre içinde TBMM’ye geri gönderme yetkisine de sahip bulunuyor. Ama bunu doğrudan onaylayıp Resmi Gazete’de yayımlayarak süreci başlatacak kanaatindeyim.

Varlık barışı ekseninde hazırlanan bu Kanun; bir yetki, bir yürürlük ve 13 maddeden oluşuyor. Düzenleme ile başta 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun olmak üzere Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, 5746 sayılı Kanun ve İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nda değişiklikler öngörülüyor.

Kanun kapsamında 6183 sayılı Kanun ile Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nda birer, Gelir Vergisi Kanunu’nda üç, Kurumlar Vergisi Kanunu’nda dört, 5746 ve 4875 sayılı kanunlarda birer, İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nda ise iki maddede değişiklik yapılması planlandı.

Teklifin ilk hali aynen mi kabul edildi?

“Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, esasında aynen korundu ama özellikle teklifin 7 ve 10’uncu maddelerinde değişiklik yapıldı.

Buna göre TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen 270 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin 10. maddesinde, varlık barışı kapsamında uygulanacak vergi oranı yüzde 5 olarak belirlenmişti. Bununla birlikte, bildirilen varlıkların vadeli mevduat hesaplarında veya 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında belirli sürelerle tutulmasının taahhüt edilmesi halinde daha düşük oranlı vergileme öngörülüyordu. Buna göre; varlıkların en az 5 yıl tutulması halinde vergi oranı yüzde 0, 4 yıl tutulması halinde yüzde 1, 3 yıl tutulması halinde yüzde 2, 2 yıl tutulması halinde yüzde 3 ve 1 yıl tutulması halinde yüzde 4 olarak uygulanacaktı.

Genel Kurul görüşmeleri sırasında kabul edilen önergeyle, indirimli vergi uygulamasının kapsamı genişletildi ve banka ile aracı kurumlara bildirilen varlıkların girişim sermayesi yatırım fonlarında tutulması da teşvik kapsamına alındı. Böylece, söz konusu varlıkların belirtilen sürelerle girişim sermayesi yatırım fonlarında değerlendirileceğinin taahhüt edilmesi durumunda da aynı indirimli vergi oranlarından yararlanılabilecek.

Düzenlemeyle ayrıca, bildirilen varlıkların elde tutulmasına ilişkin verilecek taahhütnamelerin damga vergisinden istisna edilmesi de öngörüldü.

Kamu borçlarında tecil süresi ne kadara uzatıldı?

Kabul edilen Kanun ile kamu borçlarının tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkartıldı, ayrıca bugün 250 bin lira olan teminatsız sınır 1 milyon liraya yükseltildi.

Bunun anlamı şudur: Tecil sistemi kamuoyunda her kamu borcuna uzun vadeli yapılandırma imkânı sağlanıyormuş gibi sunulsa da uygulamanın kapsamı oldukça sınırlı. Gelir ve kurumlar vergisi, SGK primi ve MTV gibi bazı borçlar tecil edilebilirken; ÖTV, BSMV, özel iletişim vergisi ve bazı harçlar kapsam dışında kalıyor. Ayrıca tecil hakkından yararlanabilmek için yalnızca “çok zor durumdayım” demek yeterli olmuyor, mükellefin mali durumu vergi idaresi tarafından ayrıntılı biçimde inceleniyor.

Sistemin en dikkat çekici yönü ise yüksek faiz yükü. Hâlihazırda uygulanan yıllık yüzde 39 oranındaki tecil faizi, yalnızca verginin aslına değil; ceza, gecikme faizi ve gecikme zamlarına da uygulanabildiği için fiilen bileşik faiz etkisi yaratıyor. Bu nedenle 72 aya kadar taksit imkânı ilk bakışta avantajlı görünse de uzun vadede borcun toplam........

© T24