41 milyar dolarlık deprem vergisi nereye gitti?

Diğer

06 Şubat 2026

Bugün, 6 Şubat 2023 tarihli depremin üçüncü yıl dönümü. Çok sayıda can kaybettik; acımız hâlâ çok taze. Hayatını kaybeden yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum.

Türkiye’de bazı vergiler vardır; kanunda yazan adıyla değil, toplumun ona yüklediği anlamla var olur. Özel iletişim vergisi de bunlardan biridir. Hukuken bir gider vergisi, fiilen ise çeyrek asırdır “deprem vergisi” olarak anılan kalıcı bir bütçe geliridir.

1999 depremlerinin yarattığı yıkım gerekçesiyle geçici olarak ihdas edilen bu vergi, aradan geçen yıllar içinde önce süresi uzatılan, ardından kanuna eklenerek kalıcılaştırılan bir gelir kalemine dönüşmüştür. Bugün ise artık bir afet finansmanı aracı değil; genel bütçenin sessiz ama vazgeçilmez gelir kalemlerinden biri hâline gelmiştir.

Sorun, bu verginin varlığı değildir. Sorun, deprem gerekçesiyle meşrulaştırılmış bir verginin, depremle hiçbir bütçe bağının kurulmadığı bir düzende tahsil edilmeye devam edilmesidir. Bu kopukluk, sadece mali teknikle açıklanabilecek bir durum olmaktan çıkmış; şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamu vicdanı meselesine dönüşmüştür.

Ve tam da bu nedenle bugün sorulması gereken soru, “deprem vergisi var mı?” değil; “Deprem için toplanan bir vergi, neden deprem finansmanından bu kadar uzaktır?”

Devlet, depremin Türkiye için kaçınılmaz bir gerçek olduğunu nihayet hatırlamış olacak ki, 21 Mart 2023 tarihinde 7441 sayılı Kanun ile Afet Yeniden İmar Fonu’nu kurdu. Fonun internet sitesi dahi ancak 15 Ekim 2025’te faaliyete geçirildi. Bu tarihe kadar fonun gelirleri, harcamaları ve işleyişine ilişkin kamuoyuna kapsamlı bir açıklama yapılmadı.

6 Şubat depremlerinin ardından ayrıca ek Motorlu Taşıtlar Vergisi ve ek kurumlar vergisi gibi yeni düzenlemelerle de “deprem” gerekçeli vergiler alındı. Ancak kamuoyunda “deprem vergisi” denildiğinde esasen akla gelen, 17 Ağustos 1999 depremi sonrasında getirilen vergilerdir. Ve her seferinde aynı sorular sorulur: Bu vergiler nerede? Ne kadar tahsil edildi?

17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinin yarattığı tahribatı kısmen de olsa finanse etmek için 26 Kasım 1999 tarihli mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4481 sayılı Kanun[1] ile yeni vergiler getirildi.

Bu vergilerden biri de kamuoyunda “deprem vergisi” olarak bilinen özel iletişim vergisidir.

Aslında “deprem vergisi” adında bir vergi yoktur. Bu adlandırma tamamen toplumsal bir yakıştırmadır. Verginin hukuki adı özel iletişim vergisi olup, Gider Vergileri Kanunu’nun 39’uncu maddesinde düzenlenmiştir. Tek maddelik bir vergidir bu.

Vergi başlangıçta yalnızca bir yıllığına getirilmişti. Kanunda açıkça 31.12.2000 tarihine kadar uygulanacağı yazılıydı. Ancak bu süre dolmadan önce 2002’ye, ardından 2003’e kadar uzatıldı. Nihayet 2004 yılında kanuna eklenerek kalıcı hâle getirildi.

Bir yıl için getirilen bu........

© T24