menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tiksindiğimiz siyasetler ve siyasetçiler

60 0
09.04.2026

Bu hayatta nelerden tiksinir insan? Kötü kokulardan, kötü görüntülerden, kötü davranışlardan… Çürümüşlerden tiksinir, kokuşmuşlardan… Midesini bulandıran şeylerden tiksinir.

Peki siyasetten tiksinir mi?

Meğer tiksinirmiş. Siyaset meğer kendinden tiksindirmeyi de becerirmiş.

Sürdürülebilir kalkınma alanında çalışan bir sivil toplum kuruluşu olan Habitat Derneği, her yıl gençlerle ilgili çeşitli çalışmalar ve araştırmalar yapıyor. Bu yıl da gençler arasında siyaseti “duygular üzerinden ölçen” bir araştırma yapmış.

Raporda yer alan bir sonuç ilginç.

“Gençlerin yüzde 11.8’i siyasetten tiksiniyor.”

Siyasete genelde güvenir ya da güvenmezsiniz. Siyasete ilginiz de olabilir siyasete mesafeli durup apolitikliği de tercih edebilirsiniz. Beğendiğiniz onayladığınız siyasi partiler ya da siyasetçiler olabileceği gibi hiç beğenmediğiniz, onaylamadığınız siyasetçiler de olabilir.

Bu durumların hiçbiri siyasetin varlığına gölge düşürmez aksine dinamiklerini tetikler.

Ama bir toplum siyasetten tiksinmeye ya da iğrenmeye başlarsa… durum değişir.

Mevcut siyasi iklimden memnun olmayanların sayısı arttığı zaman sistem eleştirilir, değişiklik talepleri ve imkanları gündeme gelir.

Mevcut siyasi iklime öfkelenildiği zaman sistem zorlanmaya başar. Kendini savunmak için sertleşir ya da öfke karşısında geri adım atmak zorunda kalır.

Ama mevcut siyasi iklimden insanlar, özellikle de yeni nesil tiksinmeye başladığı zaman… bu, sistemin terki anlamına gelir.

Kararsız değildirler, muhalif değildirler, apolitik bile değildirler… Oyunun tamamen dışına çıkmış ve her şeye arkalarını dönmüşlerdir.

Aslında bu durumun yaygınlaşması tiksinilecek raddeye gelen siyasetin ipini çekebilir gibi görünse de siyasete arkasını dönen insanların yüzlerini nereye döndükleri önemlidir.

Bugün bu ülkede gençler tiksindikleri siyasete arkalarını döndüklerinde yüzlerini nereye dönmüş oluyorlar?

Sanata, özgürlüğe, bilime, eğlenceye, alternatif yaşam seçeneklerine, barış ve huzur dolu bir hayata, başka anlam arayışlarına, sürprizlerle dolu bir dünyaya mı?

Gençler bugün o tiksindikleri siyasete arkalarını döndükleri anda karşılarına başka bir kâbus dikiliyor.

İçinde zerre umut olmayan, bir gelecek vaat etmeyen, hayal kurmaya olanak tanımayan, onlara nefes alacak bir alan bırakmayan kapkaranlık bir boşluk…

O yüzden gençlerin yüzde 11.8’inin siyasetten tiksiniyor olması yabana atılacak bir veri değil.

Üstelik bu tiksinti durumu sadece gençlere ait bir mesele de değil.

Muhtemelen toplumun genci ve yaşlısıyla neredeyse onda biri artık siyasetten tiksiniyordur.

Siyaset kendisinden tiksinenleri de kapsayarak ilerleyebilen bir sistem olduğu için bu tiksinti onun için sinek vızıltısı…

Çünkü siyaset toplumun geniş bir kısmı tarafından terk edildiğinde bile ne çöker ne ortadan kalkar ne de kendi kendini imha eder. Aksine ona değer veren küçük bir azınlığın niyetlerine tutunarak daha rahat ilerler ve onu terk edenlerin de dahil olduğu bir bütünün kaderini çok daha az engele çarparak yine belirler.

Bu paradoksal ilişkide tiksinilen o siyaset, toplumu dilediği gibi yönetebileceği muazzam bir güç kazanır.

Tarih o yüzden hayran olunan krallardan, padişahlardan ya da liderlerden ziyade çoğunluğun tiksindiği kralların, padişahların ya da liderlerin hadsiz eylemleriyle biçimlenir.

Sözlükler siyaseti, devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış olarak tanımlarken, aslen ne “devlet işlerini düzenlemek ve yürütmek” sanatkarane bir meseledir ne de siyaset, sanatkarane bir meseleye dair bir görüş ya da anlayıştır. Devlet işlerini düzenlemek ve yönetmek bir sanat değil bir ticaret, bu ticaretin kâr ve zarar odaklı yönetimi de bizzat siyasettir.

O yüzden insanın siyasetten önce aileden, devlete, sokaktan eve üzerine yapışan her türlü tüketici kimliğinden şüphe duyup nihayetinde bu kimlikten tiksinmesi gerekir.

Mevcut tüketim tuzaklarına arkasını dönmeyi tercih etmeyi göze alan bir insanlık, siyasetten siyasilere tiksindiği her şeyi dilediği gibi değiştirir.


© T24