menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Patron durup dururken çıldırmadı

47 2
previous day

Diğer

08 Ocak 2026

Büyük felaketlerin yaşandığı zamanlarda, sonuçlara bakarak yapılan çıkarımların sığlığını tüketilir kılan cafcaflı yorumları kolayca anlayabildiğiniz anda, ortada kuşku duymanız gereken bir şey var demektir.

Çünkü neler olup bittiğini aslında gerçekten anlarsanız o an kanınızın donması gerekir. Kanınıza antifriz katan, mevcut sistemin ihtiyaç duyduğu siyasi algıyı pazarlamanın diline hizmet eden ve yutulması zor gerçekleri kursağınızdan yağ gibi akacak kıvama getiren endüstriyel yorumlardır.

Kaos gündelik dilde “karmaşa, düzensizlik” anlamına gelir.

Ama felsefi anlamda kaos da bir düzendir, kuralsız değildir. Aksine katı yasalara bağlıdır. İnsan aklının klasik düzen algısına uymayan tekrarlardan ve sınırlardan oluşur. O yüzden kontrol edilemez. Kontrol edilemezliği onu anlaşılamaz kılar ama düzensiz kılmaz.

Delilik de aynı kaos gibidir.

Siz bir liderin güç zehirlenmesine uğrayıp, hukuku hiçe sayarak akılalmaz işler yaptığını düşünür ve olan biteni şaşkınlıkla izlerken aslında ortada tıpkı kaos gibi tekrarlardan ve sınırlardan oluşan ve sadece kontrol edilemediği için sanki mantıksızmış gibi algılanan bir düzen dizgesi vardır.

Bu mantığı ve düzeni kanırta kanırta deşifre etmeyi göze alamadığınız sürece tıpkı gerçeklik algısının yerini binlerce yıl boyunca yaradılış mitlerinin gasp etmesi gibi, kurtuluş umudunu da binlerce yıl boyunca çaresizlik inancı gasp eder.

İnsanlık, artık önünü alamadığı irili ufaklı küresel hukuksuzluklara şaşırırken asıl şaşırması gereken gerçekliğine hâlâ dönüp bakmıyor.

Mesele, insanın dünyayı tanrı inançlarının ve ona paralel olarak güçlenen ekonomik değerlerin yönetmesine ikna olduğu noktada başladı.

O noktadan şu uygarlık noktasına kadar aştığı yol boyunca idealize ettiği tüm diğer değerler de kendi değersizliğini belirledi.

Çöken ekonomiler, yıkılan iktidarlar, kirli iş birlikleri, asla önüne geçilemeyen illegal alışverişler, işlemeyen demokrasiler, üzerine basılıp geçilen hukuklar, yok sayılan anlaşmalar, kimseleri yıldırmayan cezalar, savrulan tehditler, artık bir anlam taşımayan bağımsızlık ilkeleri, laf salatasına dönmüş insan hakları talepleri…

Bu kaotik ortamda gözü dönmüş........

© T24