menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

12 Mart 1971’den bugüne… Güvenli devlet ve tekinsiz ülke

77 0
12.03.2026

Bir devlet hem güvenli hem de tekinsiz olabilir mi?

Eğer güvenli olmanın bedeli özgürlüklerden vazgeçmekse, olabilir. 

Hele güvenin ve tekinsizliğin ne olduğunu bağımsız zihinler değil de devlet otoriteleri tanımlıyorsa ve bu tanım geniş halk kitleleri tarafından hiç üzerine düşünülmeden kabul görüyorsa daha da kolay olabilir.

Bu ülke güvenli devlet fikriyle 12 Mart sayesinde tanıştı ve çoğulcu demokrasiye, özgürlüklere olanak tanıyan bir anayasadan fikren uzaklaşmaya, farklı görüşlerden olan siyasetçilerin ülke sorunlarına ortak çözümler bulma olasılığından kuşku duymaya ilk o zaman başladı.

Sokaklardaki anarşi öylesine bir boyuta gelmişti ki devletin yürütmede güçlü bir otoritesi olması gerektiğine ikna olma yoluna ilk o zaman girdi.

Meclisteki anlaşmazlıklar o kadar ayyuka çıkmıştı ki eşitlikçi bir koalisyon yerine merkezi bir liderliğin daha güvenli olacağı hissine ilk o zaman kapılmaya başladı.

Dünyadaki iki süper güç arasında çekiştirilen ülkede sokaklarda sağ sol çatışmaları yüzünden her gün gençlerin öldüğü bir kaos ortamında yaşanan politik çözümsüzlükler, parlamenter sisteme güveni azaltmaya ve “güçlü lider” isteğini beslemeye ilk o zaman başladı.

O güne kadar dünyanın en özgürlükçü........

© T24