“Yabancı yatırımcının ilgisini çekecek” bir satış öyküsü

İran’a yönelik saldırılardan sonra başta Dubai olmak üzere Arap emirliklerinde faaliyet gösteren şirketlerin merkezlerini Türkiye’ye taşımalarını teşvik için bir dizi önlem alındığı ile ilgili haberleri okurken, son günlerde İstanbul iş çevrelerinde dolaşan bir dedikoduyu hatırladım.

Dedikodu diyorum; çünkü buradaki bilgilerin bazılarını doğrulatabildim ama içlerinde doğrulanmayanlar da var.

Olayın “yabancı yatırımcıların ilgisini neden çekeceğini” anlatacağım.

Çünkü şirketin satışı ile ilgili duyuru yapılırken “TMSF, ihaleyi şeffaf bir şekilde yürüterek yerli ve yabancı yatırımcıları sürece dahil etmeyi hedefliyor” denilmişti.

Hikayemiz 15 Temmuz darbe girişiminin hemen ardından başlıyor.

Fetullahçıların darbe girişiminin ertesinde, çok sayıda şirkete de el konuldu ve satılana kadar yönetmesi için TMSF’ye devredildi.

Bunlardan biri de Aydınlı Tekstil isimli şirketti.

Bünyesinde U.S. Polo Assn., Pierre Cardin, Cacharel gibi markaları bulunduran, 690 mağazası ve üretim tesisleriyle dev bir şirket.

Şirketin yönetim kurulu başkanı Ömer Faruk Kavurmacı, rahmetli İBB Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın da damadıydı.

FETÖ’nün “iş dünyası yapılanması” ile ilgili soruşturmada tutuklanan Kavurmacı, daha sonra “epilektik atakları artıran uyku apnesi, hipoglisemi ve hipovitaminöz hastalıklarının ileride telafisi mümkün olmayan durumlara sebebiyet verebileceği” gerekçesiyle alınan bir rapor sayesinde tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.

Günümüzde ağır kanser hastalarının bile sırf CHP’li belediye başkanı oldukları için tutuklu yargılandıklarını, Tayfun Kahraman’ın ağır hastalığına ve hakkındaki Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararlarına rağmen serbest bırakılmadığını da hatırlatayım.

AKP yargısının “adamına göre muamele” temel ilkesinden o yıllarda da taviz vermediği anlaşılıyor.

Gerçi o günlerde bu tahliyenin “FETÖ Borsası” ile ilgili olduğu da iddia edilmişti ama bununla ilgili kesin bir bilgiye sahip değiliz; kimseyi yanıltmak istemem.

Zaten Kavurmacı’nın tahliye olduktan sonra Yunanistan’a veya Gürcistan’a kaçtığı da iddia edilmişti ama bu iddialar da gerçeği yansıtmıyordu.

“Uyku apnesi” gerekçesiyle tahliye edilmesine kamuoyunun gösterdiği tepki üzerine Kavurmacı yeniden tutuklanmıştı.

Kavurmacı bu davada 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı ve tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak serbest........

© T24