menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Matbaa devrimi ve ilk kitapların öyküsü

42 0
22.03.2026

Matbaanın icadı öncesinde insanın her çağda ve her coğrafyada bilgi aktarma konusunda farklı şeyler denediğini, doğada bulduklarıyla toplumsal hayatta edindiği tecrübelerini, bilgisini, hayata dair anlatmak istediklerini bir şekilde geleceğe iletmeye çalıştığını bir önceki yazımda belirtmiştim.

Kısaca hatırlatmak gerekirse insanın evrimsel gelişiminde hikâye anlatımı şeklinde sözlü olarak başlayan bilgi aktarımını çivi yazısı, balmumu kaplı ahşap tabletler, papirüs ile parşömen rulolar takip etmiş; 105 yılında Çin’de icat edilen kâğıt sonrasında bilgi aktarımında el yazısıyla çoğaltılan kitaplar devri başlamış.  

Orta Çağ boyunca insan aklı seri baskı yöntemlerini denemeye başlamış; 868 yılında tahta blok üzerine oyulan harflerin-resimlerin mürekkep sürülüp kâğıda bastırılmasını MS 1040 yılında Çin’de Bi Sheng isimli birinin tahta bir platform üstünde kullanıldığı seramik hareketli harfler ve sembollerle yaptığı denemeler takip etmiş.

Avrupa’da büyük manastırlar, özellikle 12.–15. yüzyılda kitap üretiminin ana merkezleri haline gelmiş, “manuskript” olarak adlandırılan el yazılarını illüstrasyon olarak anılan çizimler, süslemeler tamamlanmış; renkli olarak çizilen baş harfler ve resimler sınırlı sayıdaki kitabın estetik değerini arttırmış.

13. ve 14. yüzyılda Kore’de faaliyete başlayan bronz – seramik harflerin mürekkeple kaplanıp kâğıt üstünde denenen hareketli baskı sistemi damga şeklinde sınırlı bilgiyi ya da bir simgeyi anlatsa da Asya’daki basım konusundaki gelişmeler gezginler, casuslar, maceraperestler, tacirler, elçiler tarafından Avrupa’ya taşınmış. Çok yerde yer almasa da Avrupa'da Gutenberg öncesinde başkalarının da sınırlı sayıda da olsa basit baskı yöntemleri denediği bazı kaynaklarda yer alıyor.  

Johannes Gutenberg, tahminen 1400 yılında Almanya'da Mainz şehrinde doğmuş

Almanya’da kitap kopyalama merkezleri haline gelen manastırlar, katedraller, Köln ve Heidelberg gibi erken üniversiteler çoğunlukla parşömen üstüne yaptıkları baskıyı 14. ve 15. yüzyıldan itibaren artan bir şekilde kâğıt üzerine yazmaya başlamışlar; zengin müşteriler için süslemeler eklemişler.

Kuyumcu Gutenberg

Gutenberg’in şansı kuyumcu olması, metal döküm tekniğini iyi bilmesi, uzun yıllar içinde dayanaklı malzeme seçimindeki denemeleri, her harf için standart metal kalıp oluşturup aynı harften aynı boy ve hizada yüzlerce adet üretebilmesi ve o yıllarda yoğun olarak kullanılan Latincenin 23 harf içermesi olmuş.  

Kuyumcu Gutenberg hazırladığı kalıplar sayesinde her harften çok sayıda dökmüş

Gutenberg baskının güvenilir olması için gotik tarzda el yazısı şeklinde hazırladığı harflerle farkında olmadan günümüzdeki modern “font” yazı sisteminin atasını hazırlamış. Gutenberg’in kelimeler arasında bıraktığı boşluk da imla kurallarında bir ilk olmuş; okumayı kolaylaştırmış.

Alman mucit Johannes Gutenberg 1430 yılında başladığı baskı denemeleri sonucunda Almanya’da matbaayı geliştirmiş; önce küçük çapta, pratiğini geliştirecek basımlar yapmış. Örnek olarak günümüze -tamamı olmasa da- parça parça az sayıdaki kopyaları ulaşmış olan 1450’li yılların başında Latince öğrenmede dilbilgisi niteliğindeki “Donatus”, yaklaşık 1452–1453 yıllarında kehanet metinlerinden derlediği “Sibyllenbuch”, 1454 yılında Kilisenin siparişi için bolca hazırladığı ilk ticari baskı sayılan “Endüljans Belgeleri” yani bir çeşit günah bağışlama formları ile dini broşürler olmuş.

Johannes Gutenberg tarafından icat edilen ilk matbaa makinesinin gravürü

1450’li yılların başında basılan “Donatus” Avrupa'da hareketli harflerle basılan ilk kitap olmuş

1452–1453 yıllarında kehanet metinlerinden derlenen “Sibyllenbuch" basılmış

Ön basım tecrübeleri ona çok şey öğretmiş; tekrar tekrar kullanılabilecek şekilde metalden döktüğü harfleri tek tek kullanıp çerçeve içine yerleştirdiği kelimelerle satırlar oluşturmuş; mürekkebi şarap ve zeytin sıkma sistemlerindeki gibi vidalı mekanizmayla çalışan bir presle baskı yaparak kâğıda aktarmış.

Artık taslak baskılardaki hatalar düzeltildikten sonra seri baskıya başlamaya ve aynı kalıbı kullanarak yüzlerce kopya üretmeye hazırmış. Süreçteki en önemli ayrıntılardan birisi basılan sayfalar kurutulması olmuş; kurutma işlemi ilk başlarda seri üretimi ciddi anlamda etkilemiş.

Gutenberg, şarap ve zeytin sıkma sistemlerindeki vidalı mekanizmayı kullanmış

Prestijli olarak basılan ilk kitap; Gutenberg İncil’i

Gutenberg çalışmalarının eriştiği noktada buluşunun gücünü dönemin etkili kurumu olan Kiliseye göstermek için prestijli bir eser olarak İncil’i basmaya karar vermiş. Onun bu bilinçli tercihi bugün anladığımız anlamda hareketli tip baskı tekniğiyle 1454 yılında başlayıp 1455 sonuna doğru tamamlanan, her satırda 42 satır olduğu için “42 satırlı İncil” olarak da bilinen ve yaklaşık olarak 180 tane basıldığı tahmin edilen Gutenberg İncil’i olmuş. Bu eserden günümüze bazıları eksik........

© T24