Ben-Hur İstanbul'da, Osmanlı sarayında
Diğer
18 Ocak 2026
Tüm zamanların en çok rağbet gören eserlerinden biri olan Ben–Hur romanının yazarı 10 Nisan 1827 tarihinde Amerika’nın Indiana Eyaletinde, Brookville'de David ve Esther French Test Wallace çiftinin dört oğlundan ikincisi olarak doğmuş.
Annesini 7 yaşındayken kaybeden Lewis Wallace’in harp okulu mezunu olan babası Indiana'nın 6. Valisi olarak görev yapmış; ABD Kongre üyeliğine seçilmiş.
Lewis ergenliğinde askerlik mesleğine pek ilgi duymamış, yakın çevredeki devlet okullarına devam etmiş; 16 yaşında da kâtip olarak işe başlamış. 19 Yaşına geldiğinde patlak veren Meksika- Amerika savaşına katılmak üzere yakın çevresinden bir birlik gönüllü asker toplamasının mükâfatı olarak 1. Indiana gönüllü piyade alayına 2. teğmen olarak atanmış. Rio Grande Nehri yakınlarında görev yapan Wallace, hiç çatışmaya katılmamış, savaş sona erdiğinde de 14 Haziran 1847 tarihinde gönüllü hizmetten ayrılmış.
Indiana'ya evine dönen Lewis, hukuk tahsili yapmaya karar vermiş ve 1849'da Baro sınavını geçerek Covington'da serbest avukat olarak çalışmaya başlamış.
6 Mayıs 1852'de yetenekli yazar ve müzisyen olan Susan Arnold Elston ile evlendiğinde onu 50 yılı aşkın bir süre devam edecek mutlu beraberlik bekliyormuş.
Wallace 1856 yılında Indiana Senatosuna seçilmiş ve burada 4 yıl görev yapmış. Her şey yoluna girdi gibi görünürken 1861 yılında başlayan Amerikan İç Savaşı tüm planlarını bozmuş; Nisan 1861'de Virginia'da gönüllü piyade alayında, albay olarak görevlendirilmiş,
13 Haziran'da Romney'de küçük bir muharebeyi kazanmış ve Ağustos 1861'de terhis edilmiş.
Aradan birkaç ay geçmiş olmasına rağmen ordu onu Batı'da görev yapmak üzere tekrar silah altına almış; 3 Eylül 1861'de gönüllü tuğgeneral rütbesine terfi ettirilmiş. Birliği 6 Şubat 1862 tarihinde Fort Henry ve 11 ila 16 Şubat 1862 tarihleri arasında yaşanan Fort Donelson savaşında başarılı sonuçlar alınca 21 Mart 1862'de gönüllü tümgeneral olarak Tennessee Ordusu’nun 3. Tümeni’nin başına geçmiş.
Çok kısa bir süre içinde kariyerine eklediği yüksek rütbeler ve genç yaşında kazandığı itibar Shiloh Scapegoat Muharebesi sonrasında aniden sona ermiş ve 6 Nisan 1862 sabahı, Tümgeneral Ulysses S. Grant'in Tennessee Ordusundan istediği ani saldırı başlatma emrini yerine getirememiş; birliğinin merkez ile koordinasyonunu kaybetmiş. Denilen o ki Grant’ın emrini yerine getiremediği için Wallace’ın yönettiği birlik Konfederasyon hatlarının gerisinde kalmış; birliği panik içindeki Mississippi Nehri'ne doğru geri çekilirken yüksek sayıda kayıp vermiş.
Başlarda Grant, Lewis’in ne yapmak istediğini pek anlamamış hatta üstünde de durmamış ama devrin Kuzey basını Shiloh'daki yüksek kayıp nedeniyle Grant'ı eleştirince o da faturayı Wallace'e keserek bazı eleştirileri savuşturmaya çalışmış. Her ne kadar Grant, başlarda Wallace'e kurmayları aracılığıyla yazılı emir gönderdiğini söylese de yıllar sonra bunun sözlü emir olabileceğini belirterek Wallace'ın yazılı emirleri görmemiş olabileceğini itiraf etmiş. Uzun tartışmalara konu olan bu tarihi olayda tarihçilerle araştırmacılar yazılı emirler savaş sırasında kaybolduğu için emrin verilip verilmediğini ya da kasten uygulanmadığını açığa çıkaramamışlar; iki kişi arasında yaşanılanları hiçbir şekilde kanıtlayamamışlar.
Ama olan olmuş ve Lewis Wallace günah keçisi ilan edilerek gözden düşmüş.
Burada Ülkemizi ilgilendiren ilginç bir bağlantı var, ordulara komuta eden Grant kısa bir süre sonra Amerikan Başkanı seçilecek ve iki ülke arasındaki tarihe emekliliği sırasında Osmanlı İmparatorluğu'nu ziyaret eden ilk Amerikan Başkanı olarak geçecekmiş.
Geri plana alınan Lewis Wallace, Cincinnati'de, Baltimore, Maryland ile Washington’da çeşitli müsaderelere katılmış olsa da iç savaşın geri kalan kısmında Orta Bölgede çalışmış; Mayıs- Haziran 1865'te Başkan Abraham Lincoln’ ün suikastına karışan komplocuların yargılandığı askeri mahkemede yargıç olarak görev yapmış.
Aynı yılın Ağustos ayında, başkanlığını yaptığı mahkeme insan hakları ihlalleriyle ün salan Andersonville Hapishanesi'nin komutanı Henry Wirz’i insanlık dışı muamele, kasten ihmal, bazı mahkûmların ölümüne sebep olmak suçlamalarıyla yargılamış ve onu hapishanedeki açlık, hastalık, susuzluk ve yüksek ölüm sayısı gibi kötü koşullardan kişisel olarak sorumlu olduğuna hükmederek ölüm cezasına çarptırılmış. 10 Kasım 1865’te Washington’da asılarak idam edilen Henry Wirz, Amerikan İç Savaşı sonrasında savaş suçları nedeniyle idam edilen ilk -sanırım tek- Konfederasyon subayı olmuş.
Wallace 30 Kasım 1865'te ordudan ayrılmış ve Crawfordsville'e dönerek hukuk pratiğine devam etmiş. 1840'Lı yıllarda yazmaya başladığı ilk kitabı “The Fair God” 1873 yılında yayınlanmış.
1876 Yılında Cumhuriyetçi aday olarak Kongreye aday........
