menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

16. yüzyıl matbaa öyküleri (2)

16 0
12.04.2026

Matbaanın tarihsel öyküsünü anlatmaya çalıştığım önceki yazılarımda Asya’nın kalıp sisteminden başlayıp Gutenberg’in hareketli harflerle ilk baskıyı yapması arasındaki bilinenleri ve sonrasının ilk yıllarındaki yaşananlardan söz etmiştim. 

Okuyanlar hatırlayacaklardır, ilk ticari baskının Kilisenin siparişi olduğunu, matbaanın kısa zamanda Avrupa’nın bazı şehirlerine hızla yayıldığını ve ciddi anlamda rağbet gördüğünden bahsetmiştim.

Gutenberg’in metal harfleri dökmek için geliştirdiği döküm cihazı, harfleri birleştirerek metin haline getirdiği dizgi çubuğu, her harf için ayrı hazırlanan harf kutusu, baskı mürekkebi ve kâğıdı kalıba sıkıca bastıran baskı sistemi yüzyıllar içinde gelişen tüm tekniklerle desteklenerek neredeyse 500 yıl boyunca çok fazla değişmeden kullanılmış. Denilen o ki dijital çağın kapısının aralandığı 1970’li yılların sonuna kadar matbaacılık sistemi Gutenberg’in tekniği içinde yoğrulmuş.

İrfan Yalın yazdı:

Matbaa öncesindeki basılı yayın tarihi

Matbaa devrimi ve ilk kitapların öyküsü

16. yüzyılın matbaa öyküleri

Öncü matbaa ustaları

Matbaa dendiğinde akla hemen Gutenberg gelse de onunla birlikte ya da onu takiben bu sürece katılan, her biri kendi çapında yayın hayatına katkıda bulunan başka isimsiz kahramanlar da var.

Bunlardan biri olan Peter Schöffer 1425 yılında Mainz Burgher de doğmuş. Esas mesleği avukatlık ve kuyumculuk olan Peter uzunca bir süre Gutenberg'in çıraklığını yapmış ve 1503 yılında ölmüş.  

Esas mesleği avukatlık ve kuyumculuk olan  Peter Schöffer uzunca bir süre Gutenberg'in çıraklığını yapmış

1420 İla 1480 arasında yaşayan, matbaa tarihinde önemli biri olarak bilinen Fransız asıllı gravürcü, matbaacı ve yazı tasarımcısı Nicholas Jenson, 1458 yılında Kral VIII. Charles tarafından bir nevi sanayi casusu olarak harflerin dökülme işlemini öğrenmesi için Mainz şehrine gönderilmiş.  

Nicholas Jenson, 1458 yılında Kral VIII. Charles tarafından sanayi casusu olarak harflerin dökülme işlemini öğrenmesi için Mainz şehrine gönderilmiş

Matbaacı, ahşap oymacısı olarak bilinen Fransız Philippe Pigouchet, 1488 ila 1518 yılları arasındaki kısa yaşamına en önemlisi “Book of Hours” olan 150’den fazla kitap sığdırmış.  

Almanya’nın Nürnberg Şehrinde 1471 yılında doğmuş olan matematikçi Albrect Dürer, Rönesans sanatını yakından incelemiş ve Venedik’te bir matbaa atölyesi kurmuş. İlk dönem basımcılar arasında önemli bir yeri olan Dürer’in geliştirdiği gotik Roma harf tasarımı uzun yıllar boyunca yazın hayatını etkilemiş, tahta baskı tekniği ile çoğalttığı dinsel içerikli baskıları aydınlanma çağında özgün eser ortaya çıkarmak isteyenlere kılavuz olmuş.

Almanya'dan İtalya'ya, oradan Mainz'e, Basel'e, Lyon'a, Toulouse'a ve Albi'ye giden göçebe matbaacı Johann Neumeister de önemli biri!  

Venedik ve Lyon'da matbaalar kuran, ayrıca Antwerp, Burgos, Frankfurt, Lizbon, Medina del Campo, Paris, Salamanca ve Zaragoza'da kitap satan, dükkanlar açan, kağıt depoları işleten Floransalı Giunta Ailesi ile 16. yüzyılın başında Kraków'da yayıncılığa başlayan şarap tüccarı ve sığır satıcısı Jan Hallar’dan da bahsetmek gerekiyor.

Kitap maliyetlerini azaltma girişimleri

El yazmasına göre daha uygun fiyatlara satılabilse de matbaanın ilk yıllarındaki kitap fiyatları orta sınıf için yüksekmiş; basım maliyetlerini azaltmak için çeşitli yollar denenmiş.

1450 Yılında doğdukları tahmin edilen, öncü matbaa girişimcilerinden olarak İtalya’da matbaanın gelişmesine ciddi anlamda katkıda bulunan Aldus Manutius ile Francesso Griffo kitapların orta sınıfın satın alabileceği hale gelmesi konusunda önemli başarı göstermişler.  

Aldus Manutius İtalya’da matbaanın gelişmesine katkıda bulunmuş

Hümanist bilim insanı ve eğitimci olan Aldus Manutius hayatını nadir metinler yayınlamaya, yaymaya adamış; 1494........

© T24