10 soruda Emisyon Ticaret Sistemi: Ne amaçlıyor ve nasıl işleyecek?
Diğer
09 Ocak 2026
Prof. Dr. Ayşe Uyduranoğlu
Türkiye’de bu sene ilk kez pilot uygulama ile hayata geçirilecek Emisyon Ticaret Sistemi (ETS), hem iklim hem de sanayi politikası açısından kritik bir dönemece işaret ediyor. 9 Temmuz 2025’te Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İklim Kanunu ile hukuki zemini oluşturulan piyasanın işletilmesinden Enerji Piyasaları İşletmeciliği (EPİAŞ) sorumlu olacak.
ETS pilot uygulamasının devreye girmesi; tahsisatların nasıl belirleneceği ve dağıtılacağı, karbon fiyatının hangi mekanizmalarla oluşacağı ve tüm bu uygulamaların emisyon azaltımını ne ölçüde teşvik edebileceği gibi pek çok soruyu beraberinde getiriyor.
Öte yandan, tamamen ticari bir araç olduğu söylenen ve bedelini ödeyenin kirletmeye devam edebileceği gerekçesiyle eleştirilen ETS, Türkiye’de henüz yeterince iyi anlaşılmıyor. Bu çalışmada ETS’yi, amaçları ve işleyişi çerçevesinde 10 soru üzerinden ele alıyoruz.
İklim değişikliğinin etkilerinin giderek kötüleşmesi, sera gazı emisyonlarının azaltılmasını zorunlu hale getirdi. Sera gazı emisyonlarında azaltım sağlanabilmesi için maliyet etkin araçların önemine 1992 yılında benimsenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (BMİDÇS) 3. maddesinin 3. bendi vurgu yapmıştır. Bu madde, iklim değişikliği ile mücadelede üstü kapalı bir şekilde emisyon ticaretine işaret eder. Bir karbon fiyatlama aracı olan ETS, emisyon azaltımı sağlamak için kullanılan piyasa temelli, maliyet etkin yöntemlerden biri. Dünya Bankası’nın 2025 raporuna göre küresel olarak uygulamada olan 37 ETS var.
ETS’de tahsisatlar, ülkenin azaltım hedefi ile uyumlu olacak şekilde dağıtılır. Emisyonlarını azaltmakla yükümlü tutulan işletmeler, kendileri için tahsis edilenden daha fazla kirletmeleri halinde ya tahsisat satın alırlar ya da ton başına belirlenen cezayı öderler. Başka bir ifadeyle ETS, müştereklerden biri olarak bilinen atmosfer kirletildiğinde ödenmeyen bedelin ödenmesini şart koşar ve böylelikle kirliliği kontrol altına almayı amaçlar. Kirleticilerin zaman içinde daha temiz üretim modelleri geliştirmesi teşvik edilir.
Emisyon tahsisatları, ETS tarafından regüle edilen şirketlere belirli miktarda karbondioksit eşdeğeri sera gazı salım hakkı veriyor. Ülkemizde tahsisatların belirlenmesinden İklim Değişikliği Başkanlığı sorumlu olacak.
Tahsisatların dağıtımında iki temel yöntem var: İlki, tahsisatların ücretsiz olarak verilmesi. İkincisi ise tahsisatların açık artırma yöntemi ile dağıtılması.
Emisyon tahsisatlarının alım-satımı ise karbon piyasasında gerçekleşir. İklim Kanunu, karbon piyasasını birincil ve ikincil piyasa olarak ikiye ayırıyor. ‘‘Birincil piyasa’’, tahsisatların ihale yöntemi ile işletmelere verildiği piyasayı ifade ediyor. ‘‘İkincil piyasa’’ ise tahsisatların ücretsiz dağıtıldığı ya da birincil piyasada satın alınan tahsisatların işlem gördüğü piyasayı kapsıyor. İklim Kanunu’nda EPİAŞ, piyasaların işletilmesinden sorumlu kurum olarak tayin edilmiştir.
Türkiye’de işletmelere verilecek tahsisatlar belirlenirken ürün bazlı hesaplamalar yapılacak. Bu şu anlama geliyor: Bir sektörde faaliyet gösteren tüm işletmelerin işletme bazlı emisyonları dikkate alınarak sektörün ortalama değeri belirlenecek ve tahsisatlar buna göre yapılacak. Pilot dönemde tahsisatlar, işletmelere İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından ücretsiz dağıtılacak.
Daha temiz üretim yapan işletmeler, tahsisatlarının tamamını kullanmayacakları için ikincil piyasada olası satıcı durumuna geçecek. Emisyonu yüksek olan işletmelerin ise emisyon tahsisatı satın alması gerekecek. Böylece, tüm piyasalarda olduğu gibi, ton başına karbon fiyatı piyasa araçları tarafından belirlenecek. Kısacası, tahsisatların miktarı ve tahsisatlara olan talep, ton başına karbon fiyatının belirleyicisi........
