Bu zamanda neden hâlâ Hogwarts Ekspresi’ni bekliyoruz?

HBO Max, hiç beklemediğimiz bir anda Harry Potter dizisinin ilk fragmanını paylaştığı anda dünyada başka işimiz ve derdimiz asla yokmuş, hiç olmamış gibi sadece bunu konuştuk, sekans sekans inceledik fragmanı ve karakterleri. Çoğunluk olumlu: Dizi (fragmanı) Potterhead’lerin onayından geçti. Peki ilk filmi yayınlandıktan tam 25 sene sonra, 2026 yılında hem de “adı anılmaması gereken yazarı” asla Hogwarts dünyasına uymayan bir kimlikle kendini göstermişken (trans karşıtı, kibirli, kavgacı) biz neden hâlâ Harry Potter adını duyunca heyecanlanıyoruz?

Dünya, Harry’nin merdiven altındaki o karanlık dolabından çok daha karmaşık, çok daha gürültülü ve itiraf edelim ki çok daha gri bir yerdi her zaman. 2026’da tüm bunlara grinin siyah tarafına doğru yoğunlaştıkça, etrafımızdaki manşetlere, bitmek bilmeyen dijital uğultuya ve aidiyet hissimizi zedeleyen o modern yabancılaşmaya baktığımızda, neden milyonlarca yetişkinin hâlâ bir baykuşun getireceği o mektubu hayal ettiğini anlamak zor değil. Harry Potter’ın hayatı, arkadaşlıkları, cesareti, sevgisi, Hogwarts’ın büyü dolu dünyası modern dünyanın sert rüzgarlarına karşı örülmüş devasa bir kale, adeta bir sığınak.

Hatta iddia edebilirim ki Harry Potter, bugünün dünyasında eskiye kıyasla çok daha büyük bir ihtiyaç. Çünkü hikayesinin özünde yatan o birlik duygusu, sistematik kötülüğe karşı duruş ve bunu kendin için değilse en azından sevdiklerin için yapma cesareti, bugün her zamankinden daha fazla aradığımız, parçası olmak istediğimiz duygular. Voldemort, sadece asası olan karanlık bir büyücü değil; kurumları ele geçiren, gerçeği büken ve korkuyu bir yönetim biçimi haline getiren o karanlık mekanizmanın bir sembolü. Tıpkı Star Wars’da Darth Vader gibi. Bizler, gündelik hayatlarımızda devasa vergilerle, hayat tarzımıza getirilen sınırlamalarla,........

© T24