menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Trump Küba'yı alır mı?

27 0
24.03.2026

ABD 66 yıldır Küba ile uğraşıyor. Başkan Obama Küba halkını karşısına almadan bir şeyler yapmaya gayret etti. Kaçık Trump ise mazlum Kübalıyı hiç dikkate almıyor. Adaya uyguladığı ambargonun vitesini bu defa fena arttırdı. Nicolas Maduro’yu, Newyork’ta, mahkeme karşısına çıkardıktan sonra, ABD’ne tabi kıldığı yeni Venezuela yönetiminin Küba'ya petrol sevkiyatını yasakladı. Bununla yetinmedi, Küba'ya petrol sevkiyatı yapacak üçüncü ülkeleri tehdit etti, ilave gümrük vergileri koyacağını duyurdu. Bu uyarılar üzerine Meksika’nın solcu saygın Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum ülkesinin adaya artık petrol ihraç edemeyeceğini açıkladı. Bu durumda bildiğim kadarıyla Cezayir ve Rusya dışında Küba'ya petrol tedarik edebilecek ülke kalmadı.  Günümüz koşullarında Cezayir’in Trump’a meydan okuyarak Küba'ya tanker göndermesi gerçekçi durmuyor, öte yandan, Rusya'nın gönderdiği iki tankerin yolda oldukları basına yansıdı. 

Dış borçlar ve döviz kıtlığı Küba'nın sonu gelmeyen sıkıntıları

Atandığım 2012 yılında, Küba'nın ithalatı 14 milyar ihracatı ise 6 milyar dolardı. Başka deyişle ithalatı ihracatın neredeyse iki buçuk katı kadardı. Sadece gıda maddeleri ithalatına 2 milyar dolar ödendiğini unutmuyorum. Küba hazinesinin biriken dış borçları ödemekte sıkıntı yaşadığı herkesin malumuydu. Borçların önemli bir bölümünün Avrupalı ülkeler (Paris Club) tarafından silinmesine rağmen, döviz kıtlığı, Küba'nın en temel sorunu olmaya hep devam etti. Bu eksiğini kısmen turizm gelirleriyle kapatırken,  açığı, daha ziyade yurt dışına gönderdiği sağlık ordusunun maaşları üzerinden denkleştirmeye  çabaladığı biliniyordu. Bu iki kalemden 7-8 milyar dolar topladığını tahmin ederdik, zira hükümet doktor ve sağlık hizmeti ihracından kaynaklanan meblağları hiçbir zaman açıklamazdı. Yurt dışında yaşayan Küba kökenlilerin yolladığı dövizlerin de şanslı ailelerin alım gücüne ciddi katkı yaptığını ve döviz rezervleri için önemli bir kaynak teşkil ettiğini ilave edelim.

SSCB dağılınca Küba tökezledi

Küba'nın soğuk savaş yıllarında başta SSCB olmak üzere doğu bloğuna şeker ihraç edip, karşılığında petrol ithal etmek suretiyle enerji açığını kapattığını biliyoruz. Sosyalist dayanışma çerçevesinde, şekeri dünya fiyatlarının üzerinde satan, petrolü ise rayiç fiyatların altında satın alan Küba'nın bu yapay dış ticaret dengesi SSCB'nin dağılması sonrasında tepetaklak oluverdi. Döviz gelirleri, petrol ve diğer ithalatın karşılanmasına yeterli olmayınca, Küba halkı, 1991 ila 2000 arasında çok zor bir dönem geçirdi. Bu akaryakıtsız, elektriksiz ve derin gıda sıkıntısı çekilen yıllar “periodo especial” adıyla Küba tarihinde yerini aldı. Galiba ve maalesef 2026 yılı mazlum Küba halkı için ikinci bir “periodo especial” döneminin başlangıcı oldu. Şubat başından itibaren ABD’nin özel düşmanlığı sebebiyle Küba'ya petrol ulaşmıyor, petrol ile çalışan enerji santralleri ülkeye yeterli elektrik sağlayamıyor. Çöküşün eşiğindeki Küba'ya tabiatıyla artık turist de gitmiyor, dışarıda görev yapan Kübalı doktorlar ve diğer görevlilerin sayısı da son 10 yılda iyice düştü. Velhasıl döviz de bitti, petrol de kalmadı, elektrik de gitti. Sıra devrime ve sosyalist........

© T24