menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NATO, ABD, Türkiye: Eski hikayenin yeni hâli

15 0
07.04.2026

NATO’yla ilgili bir yazı yazdım, hayatım değişti. Eş dost yazdıklarımın bir kaynağa, istihbarata dayanıp dayanmadığını sorup durdu. Hayır, o türden bir kökeni varsa yazının, mutlaka belirtirim. NATO hakkında sadece yorumlarımı, okuduklarımdan türettiğim sentezi yazdım.

Sorular orada da bitmedi, getirdiğim görüşün ‘devamı’nı sordular. O vakit, yeni bir yazı yazmam şart oldu. Bu yazıda, NATO’nun Türkiye’de kurmayı planladığı söylenen yeni karargahlar düşüncesinin ardında ne yattığını biraz daha geniş bir açıdan bakarak ele alacağım.

Her ne kadar devirler değişse de Amerika’nın Irak’a ilk müdahalesiyle (1990) başlayan dönem bu ülkenin bölgede hakimiyet arayışının sonucu. Birinci Dünya Savaşıyla birlikte İngiltere’nin eline geçen bölge egemenliği bu savaşla başlayarak yerini ABD gücüne bıraktı. O günden beri devam eden şu uzun otuz beş yıllık tarihte İngiltere’nin OD’da bir güç gösterdiğini söylemek olanaksız. Kabul edelim ki, zaman zaman burnunu sokmasına karşın ne Fransa hatta ne de Rusya OD’daki savaş alanlarında varlık sahibi. Amerika tek başına her şeyi düzenleme gayretinde. Tek müttefiki şimdi dümen suyuna girdiği İsrail.

Amerika bölgede sıcak savaş sürdürürken dikkatini tek bir ülkeye, Türkiye’ye teksif etmiş durumda. Doğal, bin türlü sebebe bağlı olarak Türkiye bölgenin en güçlü ülkesi. Suriye’nin, Irak’ın halinden sonra, hele şimdi İran paramparça olduktan sonra, gerçekten de bölgeye tesir edecek ülke Türkiye’dir.

Amerika’nın muhtemelen dikkat altına aldığı ikinci unsur, Türkiye'yi de kapsayacak şekilde Müslümanlıktır. Nasıl olmasın? Doğrudan Müslümanlık tarihinin cereyan ettiği bir coğrafyadan söz ediyoruz. Bu bölgenin 3.5 milyonluk ve tarih boyunca Müslümanlıkla meselesi olmuş İsrail’le yönetilmesi mümkün mü?

Üçüncü kritik öge Rusya’dır. Bütün Avrupa devletleri bölgede tuz-buz olduktan sonra geriye kalan........

© T24