menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Evdeki hesap tutmaz

27 0
30.05.2026

 

Hesap belli ama tutma şansı yok

Bugünkü ekonomik ve siyasi koşullarda kimsenin mutlu bir bayram geçireceği yoktu ama ülkeyi bayramdan birkaç gün önce bu kadar derin bir karanlığın içine yuvarlamak için özel gayret gerekiyordu. Başta Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere bunu başaranları tebrik ediyorum. Eserinizle ne kadar övünseniz azdır. Hepiniz tarihe geçtiniz. Tarihe ne şekilde geçtiğinizi merak ediyorsanız, şakşakçılarınızdan biraz uzaklaşıp sokakta sıradan insanlara sorun. Korkmayanlar size ne düşündüklerini söyleyeceklerdir. Korkanlar da bir gün sandık kurulursa cevaplarını orada verirler. 

Hesap artık iyice belli oldu. Ankara’nın ötesine geçmeyecek, sesini çıkarmayacak, sadık bir muhalefet yaratılmak isteniyor. Bu yolla dikensiz bir gül bahçesi yaratılarak seçimlerin bir kez daha kazanılması ve anayasanın değiştirilmesi amaçlanıyor.

Bu nedenle ana muhalefet partisinin koltuğu, hukuk dışı mahkeme kararıyla seçilmiş ve popüler  liderinin elinden alınarak kendi partisi ile uğraşmaktan başka bir şey yapmayan bir önceki başkana verildi. Sırada iktidarın hesabını kabul etmeyen diğer muhalefet partileri var. Herkes bu oyunu görüyor.

Ama evdeki hesap tutmuyor. Bolu beyinin karşısında Köroğlu, Hızır Paşa’nın karşısında Pir Sultan Abdal nasıl büyüdüyse, Özgür Özel de halkın gözünde o şekilde büyüyor. Bunu en son Sayın Özel CHP genel merkezinden yağmur altında çıkarak Meclis’e yürürken arkasında çığ gibi toplanan kalabalıkta gördük. Ertesi gün de, gittiği İzmir’de su sıkan TOMA’lara ve göz yaşartıcı bombalara aldırmadan sokakları kendiliğinden dolduran onbinlerde şahit olduk.

Ekrem İmamoğlu’nun ilk kazandığı belediye seçimleri gülünç gerekçelerle iptal edildikten sonra gidilen ikinci tur seçim sonuçlarından gereken dersi almayanlar, Özgür Özel’e verilen desteğin ne anlama geldiğini hiç anlayamazlar.

Dilim döndüğünce ben anlatayım. Halk “oynanmak istenen hain oyunu görüyorum, buna izin vermeyeceğim” diyor. Bu kadar basit. Tüm muhalefet partileri de aynı tavrı sergiliyorlar. Bu konuda özellikle İyi Parti’nin ve Zafer Partisi’nin tavrı çok değerli. Ama sol partilerin tavrı da değerli. Sol partilerin her daim CHP ile dayanışma içinde olmaları kitlelere cesaret veriyor. DEM ise sanıldığının aksine iktidara kör bir sadakat içinde değil. Aksini düşünenler DEM’i hiç tanımamışlar. Bunlar dışında iktidara oy vermekle beraber yapılan haksızlıklara ve hukuksuzluklara dayanamayarak CHP’nin yanında yer alan çok sayıda vicdan sahibi yurttaşı da görmek lazım.

Mesaj iyi alınmalı

İzmir’deki görüntüler ibret vericiydi. Kadınlar, kızlar, gençler ve yaşlılar TOMA’lardan sıkılan suya, atılan onlarca göz yaşartıcı bombaya rağmen protestolarına devam ettiler. Görüntüler Gezi’yi andırıyordu. Gezi korkusuna Taksim yasaklanabilir ama İzmir’in sokaklarını, Ankara’nın bulvarlarını, İstanbul’un meydanlarını, Anadolu’nun diğer kent ve kasabalarını ne yapacaksınız? Bıçak kemiğe dayanınca sokaklara çıkan insanları nasıl durdurabilirsiniz? Her yer Taksim olunca İran’daki gibi vur emri mi vereceksiniz? Benden tavsiye,........

© T24