Ermenistan seçimleri ve Türkiye-Ermenistan ilişkileri
Paşinyan şimdiye kadar çatışmadan uzak gerçekçi politikalar izledi
7 Haziran Pazar günü, yani yarın Ermenistan’da genel seçimler yapılacak. Doğu’daki komşumuza sonuçları her iki ülkeye ve bölgeye yararlı olacak barışçıl bir seçim diliyorum.
Mevcut Başbakan Nikol Paşinyan’ın favori gösterildiği bu seçimler Ermenistan’ın dış politikasının alacağı kalıcı yön ve komşuları Türkiye ve Azerbaycan’la ilişkileri bakımından kritik önemde bir oylama olacak.
2018’den beri iktidarda olan Paşinyan ülkesini bir yandan Rusya’ya katı şekilde bağımlı olmaktan kurtararak ABD ve Batı ile yakınlaştırmaya çalıştı, bir yandan da Türkiye ve Azerbaycan’la ilişkileri normalleştirip iyi komşuluk çerçevesine oturtmak için samimi bir çaba harcadı. Her iki alanda da azımsanmayacak mesafeler kaydedebildi.
Paşinyan yönetimindeki Ermenistan’ın hem Batı ile ilişkilerde hem Karabağ meselesinde gerçekçi bir tavır sergilediği söylenebilir. Paşinyan Kafkasya’da Rusya’ya (ve İran’a) bağımlılığın maliyetini görerek Moskova’dan gelen tüm tehdit ve baskılara rağmen bu ülkeyle ilişkileri koparmamaya özen gösterip Batı’ya yakınlaşırken maceradan uzak durdu. Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky ve Gürcistan eski Cumhurbaşkanı Mikail Saakaşvili’den farklı olarak NATO üyeliği için Rusya’yı öfkelendirecek ve İttifak’tan karşılık bulmayacak bir girişimden özenle kaçındı.
Rusya buna rağmen Karabağ’da Ermenistan’ı Azerbaycan karşısında yalnız bırakarak Batı’ya yakınlaşmanın bedelini kendince ödetmeye çalıştı. Rusya’nın bu düşmanca tavrı Paşinyan’ı zayıflatacağına Rusya’ya bağımlılığın olumsuzlukları konusunda Ermenistan kamuoyunu ikna edip yenilgiye rağmen iktidarını korumasını sağladı. Zira Ermenistan halkı da diğer halklardan farksız olarak, Rusya’ya bağımlılık ve onun temsil ettiği karanlığın yerine, Batı’daki gibi özgürlük ve refah istiyor. Yıllardan beri yaşadıkları savaş ve çatışma ortamının yerine ülkeye barış ve huzur gelmesini arzuluyor.
Paşinyan Ermenistan halkının bu haklı talebini iyi okuyan bir lider. O sebeple ülkesini AB üyeliği için hazırlıyor. Paşinyan’ın bu tutumu da karşılıksız kalmıyor. Macron’un öncülük yaptığı Avrupa Siyasi Topluluğu son zirvesini mayıs ayının başında Erivan’da gerçekleştirerek Paşinyan’a açık bir siyasi destek verdi.
Bu gidişle Türkiye otoriter tek adam rejimi altında Avrupa Birliği’nden tümüyle koparken, komşumuz Ermenistan demokrasisini güçlendirerek Avrupa ile daha fazla kenetlenecek. Bunun tasası da bize düşecek.
Paşinyan’ın karşısındaki muhalefet güçleri zayıf ama Paşinyan’ın üçte iki çoğunluğu sağlaması kesin değil
Paşinyan, halkın ekseriyetinin arzusuna uygun politikalar benimserken karşısındaki muhalefet Batı yerine Rusya’yı, barış yerine çatışmayı dayatmaktan başka bir şey yapmadığı için, kamuoyu yoklamalarında çok geriden geliyor. Pazar günkü seçimlerde 17 siyasi parti ve iki ittifak yarışacak. Paşinyan’ın “Sivil Sözleşme” Partisi’nin en önemli rakibi Rusya yanlısı “Güçlü Ermenistan” ittifakı ve onun lideri Rus-Ermeni milyarder Samvel Karapetyan. Karapetyan halen hükümeti devirmeye teşebbüs etmekten ve mali suçlardan dolayı yargılanıyor. Fakat bizdeki ceberut uygulamalardan farklı olarak, cezaevinde değil ev hapsinde tutuluyor.
Paşinyan’ın diğer bir rakibi, Karabağ kökenli eski Başbakan Rober Koçaryan. Koçaryan döneminde Türkiye-Ermenistan ilişkileri dip yapmıştı. Bir rakibi de yeminli Türkiye düşmanı milliyetçi Taşnak partisi (federasyonu).
Muhalefetin Paşinyan’ın bileğini bükme şansı yok. Tüm kamuoyu yoklamaları Paşinyan’ın........
