2026 hiç iyi başlamadı

Diğer

16 Ocak 2026

Yeni yıla girerken tüm olumsuzluklara rağmen umudu elden bırakmamak gerektiğini belirtmiştim. Yılbaşından bu yana uluslararası alanda vuku bulan tüm olumsuz gelişmelere rağmen hala aynı şekilde düşünüyorum.

Uluslararası sistem esasen hiçbir zaman dikensiz gül bahçesi olmadı. Ama yakın zamana kadar devletlerarası ilişkilerde hukuktan, kural ve kurumlardan bahsedilebiliyordu. Bu anlayış şimdilerde iyice dağıldı. Uluslararası sistem adeta yüz seneden fazla geriye gitti.

Uluslararası sisteme son yıllardaki en ağır darbe 2022 Şubat ayında Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısıyla geldi. Avrupa’nın ortasında egemen bir devlet, güçlü komşusunun, ancak fanatik Batı düşmanlarının inanabileceği kurgu gerekçeleriyle, topyekûn askeri saldırısına uğradı. Rusya daha önceki Donbas ve Kırım işgallerini kılıfına uydurmaya çalışmış, yerel isyancı gruplar veya ulusal kimlikleri kamufle edilen askeri personel yoluyla eylemlerini gerçekleştirmişti. Sonra da sahte referandumlar düzenleyerek buraları topraklarına kattığını iddia etmişti. Oysa Şubat 2022 saldırısını kamufle etmeye gerek duymadı, Nazilerin Polonya’ya 1939’daki saldırısından farksız şekilde sınırı aştı.

Sonra Gazze krizi geldi. Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrailli sivillere yönelik terör saldırısı ve ardından gelen soykırım boyutundaki İsrail misillemesi vicdanlarda derin yaralar açtı. Uluslarası sistemdeki yara ise Batı’nın uyguladığı farklı standartlardan dolayı açıldı. Batı Ukrayna’da Rusya’yı saldırgan olarak yaftalar ve Ukraynalıların yardımına koşarken, Gazzelileri sırtlarından bıçaklayarak İsrail’in katliamını destekledi. O andan itibaren kurallara dayalı uluslararası sistemin çöktüğü iyice gün yüzüne çıktı. Batının gözünde bazı toplumların diğerlerinden “daha eşit” sayıldığı anlaşıldı. Naziler Yahidileri “untermensch” saymışlardı. Bu kez Yahudi devletinin öldürdüğü Gazzeliler Batılıların gözünde aynı muameleyi gördü.

Hem Ukrayna’da hem Gazze’de ağır insanlık suçları işlendi. Halen de işlenmeye devam ediyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) hem Putin hem Netanyahu hem de Hamas yöneticileri için soruşturmalar açtı, yakalama kararları çıkardı. Mükemmel bir dünyada bunların hepsinin bir bir mahkeme önüne çıkarılıp hak ettikleri cezalara çarptırılmaları gerekir. Ama bunun şimdiki uluslararası konjonktürde olamayacağı çok açık. Yine de hiç olmayacak sanılmasın. Bosna’da Mladiç, Karaciç gibi Sırp liderlerin işledikleri soykırım suçlarından dolayı mahkûm edildiklerini unutmamak lazım. Eski Yugoslav Başbakanı Miloseviç de yargılandı ama ceza almaya ömrü yetmedi. Gün ola devran döne. Şu anda boş bir hayal gibi gözükse de adalet için umudu hiçbir zaman elden bırakmak gerekiyor.

Donald Trump’ın ikinci dönemiyle beraber zaten çökmüş olan uluslararası sistem iyice dibe battı. Trump daha gelir gelmez Kanada, Grönland ve Panama üzerinde yayılmacı iddialar ortaya atarak emperyalist niyetlerini açık etti.

Ukrayna’da Rusya’nın saldırgan olduğu söylemini terk eden Trump, inişli çıkışlı bir hat izlese de Putin’den yana saf tuttu. Şu an damadı Kushner ve danışmanı Witkoff tarafından Ukrayna için sözde bir barış planı oluşturuluyor. Buna rağmen Rusya hız kesmeden Ukrayna’da sivil hedefleri vurmaya devam ediyor. Kolu bükülen Zelensky’nin ne olduğu meçhul güvenlik garantileri karşılığında toprak tavizi vermeye zorlandığını bilmek için kahin olmaya gerek yok. Ukrayna’nın yer altı zenginliklerinin üzerine aylar önce baskı yoluyla konan Trump, Ukrayna’da güvenlik garantilerini Avrupalılara bıraktı. Türkiye’nin payına Karadeniz’de güvenlik sorumluluğu düşeceği söyleniyor.

Barış planı tutar mı, bilinmez ama, Ukraynalı siviller bu kışı da perişan geçirecekler. Savaşın dördüncü yılı dolarken füze saldırılarının altında aşırı soğuklarda evsiz, elektriksiz, susuz yaşam mücadelesi veren Ukraynalılar buna rağmen direniyorlar.

Gazze’de Trump planının ikinci aşamasına geçildiği dün Witkoff tarafından açıklandı. Washington Post’ta yer alan bilgilere göre Gazze’de Türkiye, Mısır ve Katar’ın işbirliği ile Filistinli teknokratlardan müteşekkil 15 kişilik bir icra komitesi oluşturulmuş. Bunların bir kısmı Gazzeli, bir kısmı Batı Yakası’ndan. Şu anda sadece başkanının adı (Ali Abdel Hamid Shaath) açıklandı. İcra komitesi Gazze’de günlük yönetim yetkilerini üstlenecek. Bu heyetin oluşumuna hem İsrail’in hem Hamas’ın onayının alındığı anlaşılıyor. Hamas’ın ikna edilmesinde muhtemelen Türkiye etkili oldu.

Trump’ın planına göre icra komitesinin üzerinde Ortadoğu ve Avrupa devlet başkanlarının yer alacağı bir “Barış Kurulu”nun (Peace Board) oluşturulması gerekiyor. İki hafta içinde açıklanacağı belirtilen bu kurulda Türkiye’nin yer........

© T24