Gençlik Marşı'nın üçüncü kıtası |
-Gençlik Marşı'nı bilmeyeniniz var mı?
-Dağ baaaşınııı duman aaaaalmııış!...
-Peki Gençlik Marşı'nın üç kıtası olduğunu bileniniz var mı?
-Biz iki kıta biliyoruz, hocam.
...
Eserin kökeni artık Türk toplumunda nispeten iyi biliniyor: Orijinali İsveçli besteci Felix Körling'in Tre Trallande Jäntor (Üç Şarkı Söyleyen Kız) adlı şarkısıymış. Osmanlı'nın son dönem modernleşme çabalarının bir parçası olarak kurulan Milli Olimpiyat Komitesi, beden eğitimi öğretmeni Selim Sırrı (Tarcan)'ı, askerî jimnastik üzerine araştırma yapmak üzere İsveç'e gönderir. Selim Sırrı Bey, orada duyup beğendiği bu marşı memlekete getirir; Türkçe öğretmeni Ali Ulvi (Elöve) Türkçe söz yazar, 1915'ten itibaren Osmanlı spor etkinliklerinde bu marş kullanılagelir; sonra Cumhuriyet döneminde aynı millî karakter ve işleviyle kültür hayatımızda yaşamaya devam eder.
Tam metni veriyorum:
Dağ başını duman almış,
Gümüş dere durmaz akar.
Güneş ufuktan şimdi doğar,
Yürüyelim arkadaşlar.
Sesimizi yer, gök, su dinlesin;
Sert adımlarla her yer inlesin!
Bu gök, deniz nerede var,
Nerede bu dağlar, taşlar.
Bu ağaçlar, güzel kuşlar,
Yürüyelim arkadaşlar.
(Nakarat:) Sesimizi yer, gök, su dinlesin;
Sert adımlarla her yer inlesin!
Her geceyi güneş boğar,
Ülkemizin günü doğar.
Yol uzun da olsa ne var,
Yürüyelim arkadaşlar.
(Nak:) Sesimizi yer, gök, su dinlesin;
Sert adımlarla her yer inlesin!
Ne diyorsunuz bu 3. kıtaya? Daha önce duymuş muydunuz?
Yılmaz Özdil bir yazısında milli mücadele günlerinde Mustafa Kemal Paşa'nın bu marşı nasıl benimsediğini ve çevresine yaydığını anlatıyor. O yazıda 3. kıta var. Bazılarımız 3. kıtayla ilk defa o yazıda karşılaşmış olabilir (2017).
Ben ilkokula giderken (1980 sonrası) okullarda marşın sadece ilk 2 kıtası öğretiliyordu. Bilmiyorum 3. kıta kasten mi çıkarıldı, uzun oluyor diye mi masumane dahil edilmedi? İçinizde 40-50-60 kuşağı olup da ilkokulda, lisede, üniversitenin spor kulübünde Gençlik Marşı'nı 3 kıta + nakarat şeklinde okumuş olan var mı?
Bu 3. kıtanın söylenmiş halinin kaydına da rastlayamadım internette. Ancak diğer kıtalar, sözle müziğin nasıl oturması gerektiği hakkında fikir veriyor yeterince. Bu kıtanın varlığından haberdar olduğum günden beri onu yaymaya çalıştım, yeri geldikçe.
2013'te Gezi'nin ilk günlerinde akordeonla katıldığım protestolarda gençlere grup grup öğretip söyletmişliğim var bu kıtayı (Emre Kongar'la Aykut Küçükkaya'nın "Gezi Direnişi" adlı kitabında akordeonlu anonim bir fotoğrafım var; yazarları tanıyan varsa haber versin;)
2017'de, o güne kadar bana en çok dünyayı gezdiren grubumdan atılmama vesile olmuştur bu 3. kıta. Uzak ve egzotik bir adada, bir TC büyükelçiliğinde, Türk ve yabancı diplomatların davetli olduğu bir Türk millî bayramında açıkça tam bağımsız Türkiye'den yana renk göstermem, "Ama Hakan böyle yaparsa biz Darth Vader'ın şatosuna giremeyiz" dedirtti birilerine.
Gerisi bende kalsın...
Buyrun, gayet neşeli ve orijinal bir Tre trallande jäntor
Nakaratı dinleyince bizimkinin basitleştirilmiş olduğu ortaya çıkıyor:) Şarkının ithal edilme sürecinde bizim millet söyleyemez diye mi basitleştirdiler, yoksa halk müziğinde her zaman olduğu gibi kulaktan kulağa yayılırken doğal bir basitleşme mi oldu, bilmiyorum. Ama bakın bu videoda İsveçli halk nasıl doğallıkla söylüyor o inişli çıkışlı nakaratı:)
Bu ise Tre trallande jäntor ile başlayan bir potpuri. Ancak "Tre Trallade Jantor" olarak yayınlanmış (trallande olması lazım). Altındaki açıklamada şarkının İsveççe orijinal sözlerinin Türkçe çevirisini okuyabilirsiniz.
Uzun lafın kısası, sevgili T24 okurları, size mutlu pazarlar dilerken diyorum ki, memlekette yokuş aşağı giden şeyleri gördükçe Gençlik Marşı'nın 3. kıtasını aklınıza getirin, mümkünse yüksek sesle söyleyin:
Her geceyi güneş boğar,
Ülkemizin günü doğar.
Yol uzun da olsa ne var,
Yürüyelim arkadaşlar.
(Nak:) Sesimizi yer, gök, su dinlesin;
Sert adımlarla her yer inlesin!