Fetih = İşgal

29 Mayıs: İstanbul'un Fethi... "kutlu olsun!"

9 Eylül: İzmir'in İşgalden Kurtuluşu... "kutlu olsun!"

Bu iki tarihi olayı kutlamanın arasındaki tezatlığı görüyor musunuz? Birinde bir hırsızlık olayını kutluyoruz, diğerinde hırsızdan geri almayı.

Peki bizler Atatürkçü müyüz? Yurtta sulh, cihanda sulh diyenlerden miyiz? Bizler hümanist miyiz? İnsan haklarına inanıyor muyuz? "Kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma" şeklindeki en temel ve evrensel ilkeyi benimseyebiliyor muyuz? Bu değerlere gerçekten sahipsek, kendi malımıza sahip çıktığımız gibi başkalarının malına da saygılı olmak yaraşır bize. Türkler ve Yunanlar komşuysa, dostsa, tüm insanlar kardeşse, komşumuzun tavuğunu çaldığımız günü kutlayarak komşumuzla aramızı hoş tutamayız.

Fetih dediğimiz şey, bir grup insanın diğer bir grup insanın toprağını zorla elinden almasıdır (veya yönetimini ele geçirmesidir.) Bu olay fethedenin gözünde "fetih"tir, fethedilenin gözünde "işgal" veya "istila". Bir milleti bir yandan İslamî değerlerle donatıp -hırsızlık günah-, diğer yandan toprak çalmaya farklı bir isim vererek bir sevinç ve kutlama vesilesi yapmak tam bir üç kağıt, bana sorarsanız.

Tamam, İstanbul alınalı 573 yıl oldu. İstanbul artık Türk işgali altında bir kara parçası değil, Türk vatanı. Ancak 1453'te Fatih'in ordusu şehre girerken durum farklıydı. Büyük yıkım, ölüm, yağmalama, esir almalar yaşandı. Bunu kutlamak bir hümaniste yakışmaz; ötekileştirmeyi benimseyen, "En büyük biziz! Bizden olmayan........

© T24