menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran direniyor, Panahi ve İran sineması da

38 3
previous day

Diğer

18 Ocak 2026

Görünmez Kaza filminden bir sahne

Nereye gideceği belirsiz bir sahneyle filmin sonunu seyircinin tahminine bırakan yönetmenlere çok kızardım eskiden.

Ama hayat da öyle değil mi çoğu kez? O an sana nasıl gelirse gelsin, olayın nerelere uzanacağı belli değil. Onun için yönetmenlerin bu manipülasyonlarına geçmişteki kadar tepkili değilim.

Görünmez Kaza (It Was Just An Accident) filminin sonu, biraz da günümüz İran’ına benzetilemez mi?

Kanlı bir devrim mi olacak, kanlı bir karşıdevrim mi? Ayetullah diktası veya Pehlevi gibi ABD-İsrail güdümlü bir iktidar dışında seçenekler ortaya çıkar mı?

Bu arada filmin yönetmeni Cafer Panahi’nin ülkesine dönüp dönemeyeceğini de merak ediyorum.

Gerçi o kesinlikle döneceğini söylüyor. Kaç kez tutuklanmış, hapis yatmış, ev hapsine ve “film yapmama” cezasına çarptırılmış. Hatta gazetecilere mülakat vermesi yasaklanmış. Her durumda filmlerine devam etmiş. Bazen en ilkel şartlarla, bazen yönetimden izin almadan ya da ilgisiz bir senaryo için aldığı izni kullanarak…

* * *

Panahi, Görünmez Kaza filmiyle 78. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü kazandı. Filmle ilgili eleştirileri okudum, birçoğuna hak verdim. Doğrusu benim de izlediğim en iyi film değil bu, ama çok etkileyici. Çünkü biraz da bizi, yakın geçmişimizi ve bugünümüzü anlatıyor. Ve dünyanın benzer ülkelerini. Elbette en başta da bugünün İran’ını.

Filmden çivi gibi bir soru kaldı geriye: “Hayatlarımızı neden mahvettin?”

En basit talepleri için sokağa çıkan insanlara reva görülen cezalar, hapis ve işkenceler karşısında insanın yüreğinin derinliklerinden gelen bir soruydu bu. Özellikle de sana dün işkence eden, bugün kıskıvrak yakaladığın ve hayat hakkını bir süreliğine elinde tuttuğun kişiye sorulduğunda…

Gerçekten de… İstediğimiz sadece adaletli, insanca bir yaşam(dı)… Bu acımasızlık, bu gaddarlık, bu zorbalık niye!

Zaten güçlüsün! Hapse atmadan olmuyor mu? İnsan haklarından yoksun bırakmadan yapamıyor musun? İşkence şart mı?

Bu köşede 10 ay kadar önce Hâlâ Buradayım filmiyle ilgili olarak da yazmıştım:

Orada da kameralar Brezilya’yı gösteriyordu. Ama görüntüler beynime gidene kadar Türkiye’ye dönüşüyordu… Tutuklamalar, işkenceler, ölümler bazen nasıl da olağanlaşıyordu...

* * *

Ve yine burada 7 yıl önceki bir başka........

© T24