İran’la savaş yüzünden yiyecekleriniz daha pahalı olacak |
Savaşlar sadece şehirleri değil, sofraları da vuruyor. “Atılan her füzenin tahribatı, eninde sonunda gelip kilerimize yansıyacak” öngörüsü maalesef çok hızlı gerçekleşti.
Bugün o cümlenin bir adım ötesindeyiz. Artık mesele sadece gıda bağımsızlığı değil. Mesele, küresel gıda sisteminin ne kadar kırılgan olduğu.
Çünkü bu kez savaş bir “tahıl ambarında” değil, bir boğazda yaşanıyor. Ve o boğazın adı Hürmüz.
Hürmüz Boğazı denildiğinde akla ilk gelen petrol olur. Oysa bugün asıl konuşmamız gereken şey petrol değil, gübre.
Basra Körfezi, dünyanın en ucuz doğalgaz rezervlerinin üzerinde yer alıyor. Doğalgaz ise gübrenin kalbi.
Amonyak oradan üretiliyor, üre oradan çıkıyor, azot oradan geliyor. Ve o azot olmadan buğday büyümüyor, mısır gelişmiyor, pirinç verim vermiyor.
Rakamlar net; Körfez ülkeleri küresel üre ihracatının yaklaşık yarısını, amonyak ihracatının üçte birini karşılıyor.
Dünyada ticareti yapılan gübrenin önemli bir kısmı Hürmüz’den geçiyor. Boğaz kapandığında sadece gemiler durmuyor. Toprak da duruyor.
Bugün yaşanan tam olarak bu. Hürmüz’de gemi trafiğinin aksamasıyla birlikte enerji fiyatları yükseldi. Enerji yükselince gübre pahalandı. Gübre pahalanınca çiftçi geri çekildi. Ve zincir başladı.
Bank of America’ya göre gübre fiyatlarında artış yüzde 30-40’ı buldu. Bazı piyasalarda üre fiyatı ton başına 200 dolardan fazla arttı. Güneydoğu Asya’da gübre fiyatları yüzde 40’ın üzerinde yükseldi.
Bu sadece bir maliyet artışı değil. Bu, üretim kararının değişmesi demek. Eğer Çiftçi daha az gübre kullanırsa verim düşer. Bazı........