Üç Ayaklı Kedi’nin vedası: Soytarının aynası |
Diğer
13 Ocak 2026
Soytarı Şapkasında Dünya Haritası
Bienal’le eş zamanlı paralel etkinliklerin yarattığı yoğunluğun ardından İstanbul sanat ortamı görece daha sakin bir döneme girmişken 18. edisyonun küratörü Christine Tohmé’nin veda haberi sanat ortamında yeni tartışmalar yarattı.
Üç Ayaklı Kedi olarak tasarlanan 18. edisyon, ilk adımını attıktan sonra Tohmé’nin sessiz vedasıyla tek ayak üzerinde bırakıldı. Böylece bu yıl İstanbul Bienali Akademisi’nin kurulması ve sanat inisiyatifleriyle birlikte düzenlenecek kamusal programlar (ikinci ayak) ile 2027’de yapılacak atölyeler, performanslar ve nihai sergiyle (üçüncü ayak) son bulacak bienal programının kalan 2 yılı iptal edilmiş oldu.
Sanat ortamında soğuk bir duş etkisi yaratan bu gelişme dünyayı sarsan olaylar ve İstanbul’un fırtınalı havası arasında kaynadı.
Bienalin kedisine ne mi oldu? Yıkımlar karşısında direnç geliştirip hayatta kalamadı. Ardından bir cenaze töreni düzenlemeye bile fırsat bulamadık.
Venedik Bienali, küratörü Koyo Kouoh’un beklenmedik ölümü nedeniyle yas tutarken bile kurumsal sürekliliğini koruyabiliyorken periferide bir merkez yaratma iddiasındaki İstanbul Bienali neden bu kadar kırılgan?
İstanbul Bienali Akademisi gibi kapsamlı bir yapının tek bir kişiye bu denli bağımlı olması ise aklımıza takılan bir soru olmaya devam ediyor.
Artık hiçbir şeye şaşırmamamız gerektiği her gün yeniden hatırlatılsa da hem küratörden hem de İKSV’den daha şeffaf bir açıklama bekliyoruz. En azından bunu hak ediyoruz.
Dünyanın geldiği durumu tanımlamak için sıklıkla kullanılan “çok kutuplu”, “bipolar” ya da “belirsiz” gibi kavramların reklam metinlerini süsleyen klişelere dönüştüğü günümüzde “Soytarı Şapkasında Dünya Haritası” başlıklı sergi afişi ilgimi çekti.
Fransız asıllı yazar şair ve sanatçı Ludovic Bernhardt’ın SANATORIUM’daki sergisi adını 16’ncı yüzyıla tarihlenen bir gravürden alıyor.
Kökeni kesin olarak bilinmemekle birlikte Jean de Gourmont’a atfedilen oyma baskıda dönemin kartografik harita temsiliyle yüzü örtülmüş bir soytarı portresi yer alıyor.
Bernhardt’ın Soytarı Şapkasında Dünya Haritası adlı resimden neden ilham aldığını ve neden siyah-beyaz negatif replikasını kullandığını sergiyi gezince daha iyi anladım.
Baskılardan biri bugün Royal Museums Greenwich’te yer alan oyma resim geçmişten günümüze çağdaş bir yankı buluyor. Bu alegorik resimde şapkanın üstünde latince “Nosce te ipsum” yani “Kendini bil” yazıyor.
Soytarı Şapkasında Dünya Haritası, dünyayı insan yüzünün yerine yerleştirerek erken modern çağın en sert alegorilerinden birini kurar. İnsan, dünyayı anlamaya çalışırken aslında onu kendi budalalığının maskesi hâline getirir. “Kendini bil” çağrısı, insanlığın kendine yönelttiği acımasız bir ironiye dönüşür. Dünya bilgisi artmış, fakat bilgelik geride kalmıştır.
Soytarının maskesinde dünya; dışsal bir gerçeklik olarak değil, insan zihninin, arzularının ve çarpıklıklarının........