Sanat ve sermaye arasındaki imkânsız aşk |
Uluslararası Sanat Galerileri Derneği tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Art Show, 28 galerinin katılımıyla 13-15 Şubat tarihleri arasında gerçekleşti. Hafta sonuna yayılan galeriler buluşmasında sergilerin yanı sıra İmkânsız Aşk başlıklı söyleşi serisi yer aldı. Hou Hanru, İnci Eviner ve Osman Erden gibi küratör, sanatçı ve akademisyenlerin katıldığı oturumlarda; kültürel popülizmden örgütlenme deneyimlerine, Körfez bölgesinin yeni bir merkez olarak yükselişinden Türkiye’deki sanat eleştirisinin durumuna kadar pek çok kritik konu masaya yatırıldı. Ancak, tartışılan bu meseleler ile mekânın atmosferi arasındaki doku uyuşmazlığı, etkinlik boyunca hissedilen bir tezat yarattı.
Lüks otomobiller arasında sanat: Showroom mu, sanat galerisi mi?
Artshow’un bu yılki mekânı, otomotiv sektörüne ait bir şirketin showroomuydu. Giriş katında, son model lüks otomobillerin sağlı sollu sıralandığı koridordan geçerken neoliberal dünyanın estetik anlayışı için bile bu karşılamanın oldukça sert olduğunu düşündüm.
Eserlerin bu kez doğrudan bir otomobil showroomunda sergilenmesi, sanatın sermayeyle kurduğu mekansal ortaklığı yeni bir boyuta taşırken sanki aralarındaki bağımlı ilişkinin deklerasyonu gibiydi. Bu ilişki fuarlar aracılığıyla bir süredir kanıksatılmaya çalışılsa da artık görüyoruz ki sanat ve sermaye arasındaki hayali çizgi silinmiş ve bu ortaklık bir mülkiyet tesciline........