Israrlı angajman mı: Epstein belgeleri, İran saldırısı ve gözaltına alınanlar

“Israrlı angajman” ifadesine ilk olarak, ABD’nin hava-kara-deniz ve uzaydan sonra 5. kuvveti  olarak kurulan Siber Komutanlığının başındaki amiralin bir röportajında rastlamıştım. Çin ve Rus hackerlarının saldırılarını önleyemediklerini ama önlem olarak "Israrlı Angajman" operasyonları yaptıklarını söylüyordu. Zaman içinde bu tür bir operasyonu siber güvenlik uzmanları farketmiş ve raporlamışlardı.

"Israrlı angajman (Persistent Engagement)" denilen operasyon, aslında yasadışı davranışın gözlemlenebilir, atfedilebilir ve kanıtlanabilir hale geldiği koşullar yaratmak olarak tanımlanıyor. Ama şimdilerde rakibine karşı kaybetme riski ile karşılaşanların, kendileri açısından nispeten daha az tehlikeli bir durumu kullanarak, rakibi meşgul etmek halini de görüyoruz.

Bu rakibi meşgul etme hali, "gündem değiştirme" ile karıştırılabilir ama ikisi çok farklı. Birisi tek kerelik ve genellikle kamuoyuna karşı uygulanıyor, diğeri tekrarlayan olaylar ve rakibi meşgul etmek anlamına geliyor. Rusya-Ukrayna savaşı ya da bizdeki Belediye Başkanı ve Uyuşturucu operasyonları ve tabii ki son İran saldırısı, hep bu çerçevenin izlerini taşıyor gibi görünüyor.

Operation Epstein mi?

"Israrlı angajman" genellikle siber bir kavram olarak ele alınsa da, temel mantığı daha eski ve daha geniş: yani düşmanla (rakiple) sürekli temas halinde kalmak, onu meşgul etmek, seçeneklerini şekillendirmek ve tehditleri olgunlaşmadan önce etkisiz hale getirmek gibi hedefleri var. 2025 yılında, bu kavram fiziksel askeri operasyonlar, siber operasyonlar ve -daha tartışmalı olarak- iç güvenlik ve kolluk kuvvetleri kampanyaları şeklinde gözüküyor.

Geleneksel düşüncede, ordular tehditlere "yanıt verir.” Oysa "ısrarlı angajman" bunu tersine çeviriyor: sürekli baskı uygulayarak ve operasyonel ortamı şekillendirerek, açık savaş eşiğinin altında bile sürekli olarak rekabet etmeye dayanıyor. Amaç sürekli "kinetik" eylem değil; düşmanın hareket özgürlüğünü azaltan, buna karşılık kendi karar alma hızını artıran sürekli temastır.

Israrlı angajman operasyonları üç farklı alanda bir "rekabet doktrini" olarak da değerlendiriliyor.

Fiziksel savaşta: ısrarlı varlık göstermek ve bu yolla şekillendirme yaparak, düşmanın inisiyatifini azaltmak. Siber alanda: ısrarlı avlanma + aldatma, saldırganın özgürlüğünü azaltarak ve erken uyarıyı artırmak. İç güvenlikte: ısrarlı operasyon, ilişkileri, ağları parçalayabilir, ancak koruma önlemleri zayıfsa yönetim risklerini de artırdığı kaydediliyor.

Örneğin, Ukrayna-Rusya savaşı bu kapsamda yani Rusya’nın Suriye'den elini, ayağını çekmesi için Ukrayna'da meşgul edilmesi gibi düşünülebilir. 

Benzer şekilde, İran saldırıları da, sosyal medyada “Operation Epstein” diye anılıyor. Çünkü, son yayınlarda, 3 milyonu aşan mesaj, video, resim, vs’nin yayınlandı ve bakanlardan, İngiliz prensine, Bill Gates’den Noam Chomsky’ye kadar, pek çoğunu tahmin etmediğimiz insanların ilişkileri ortaya döküldü.

Henüz barış görüşmeleri sürerken, İsrail ve yardıma çağırdığı abisi ABD tarafından anlamsız bir şekilde başlatılan İran saldırısı bu nedenle Epstein ile ilgili olabilir diye yorumlanıyor. Gerçekten de, Türkiye’nin de TL’sinden, bazı kişilerin ilişkilerine uzanan bu konuda 2 gündür dünya kamuoyu Epstein belgelerini konuşmayı bıraktı.

Siyasette ısrarlı angajman nasıl yorumlanabilir?

Israrlı angajman, fiziksel dünyada zaman avantajıyla ilgilidir. Soruna "odaklanmak", düşmanın (rakibin) "güvenli alan" ve "zaman" pencerelerini daraltarak, sığınma alanını daraltır.

Bunu siyasi ortamda da değerlendirebiliriz. Örneğin, ülkemizdeki belediye başkanları tutuklamalarına veya uyuşturucu operasyonlarına yakından bakalım. Tek seferlik ya da 1-2  parçalık operasyon yerine zamana yayılmış, ısrarlı bir tarzda devam eden bir operasyon grubu görüyoruz. Tam da aynı kelimeleri kullanırsak; rakiplerin dikkati ısrarlı bir şekilde angaje ediliyor.

2025 yılının sonlarında, başlayan uyuşturucu soruşturmaları haftalarca sürdü ve pek çok oyuncu, spiker ya da kamuoyuna mal olmuş kişiler, farklı günlerde gözaltına alındı. Kimi zaman çok şaşırtıcı gelişmeler yaşandı. Ama Türk medya kuruluşları ve uluslararası haber ajansları, ilgili kişilerle ilgili yorumları, tartışmaları ve adli tıp incelemelerini "kişisel verilerin gizliliği" ya da "masumiyet karinesi" düşünmeden günlerce yayınlayıp durdular. Oysa bazıları temiz çıktı ve serbest bırakıldılar. Ama günlerce "aaa falanca da" cümleleri kullanıldı.  Buna karşılık, sorunun kökenine, finans kaynakları ve ana dağıtıcılara (baron deniliyor) dair çalışmaları pek de duymadık. Anlaşılan soruşturmanın kendisi önemli ama içeriği önemsizdi. Bu da topluma karşı bir ısrarlı angajman operasyonu gibi yorumlanabilir.

Siber süreçlerde “ısrarlı angajman” ve tuzak sistemlerinin rolü

Son olarak yazımızın başında, ısrarlı angajmana siber güvenlik ile girdiğimiz için yine öyle kapatalım. Siber alan, ısrarlı angajman için benzersiz bir şekilde uygundur çünkü her zaman "aktif"tir, sınırlar geçirgendir ve faaliyetler makine hızında gerçekleşir. ABD Siber Komutanlığı'nın "Israrlı Angajman" tanımı, reaktiften, proaktif bir duruşa geçmeyi, tehditleri aramayı ve düşman faaliyetlerine sürekli olarak karşı koymayı ifade ediyor.

Akademik analizler de benzer şekilde ısrarlı angajmanı, devam eden rekabet ortamında düşman kazanımlarına "karşı koymak" için stratejik bir yaklaşım olarak tanımlıyor.

Siber alanda ısrarlı angajman yaratmak için"bal kutusu (honey pot)" çokca kullanılır. Bu saldırganları tek noktaya üşüştürecek cazip bir tuzak anlamına gelir. Çok zorlanmadan hackleyebilecekleri ve sanki arkada önemli bilgiler varmış gibi gözüken bir tuzaktır. Amaç saldırganları buraya çekerek, hem (başka saldırı yapacak vakitleri kalmayacak şekilde) meşgul etmek, hem de mümkün olursa kimliklerini tespit etmektir.

Özetle, artık savaşların ya da siyasetin sadece silahlarla yapılmadığını, bazen de meşgul edilerek yapıldığını görüyoruz.


© T24