Fiili itaat ve algoritmik gölge sansür: Sosyal ağlar kullanıcıları değil, kendi ticari çıkarlarını korumayla meşguller |
Diğer
19 Ocak 2026
Türkiye’de sosyal medya platformlarının ifade özgürlüğüyle ilişkisi uzun süredir tartışma konusu. Ancak bu tartışma çoğu zaman “erişim engelleme sayıları” ya da “tekil sansür vakaları” üzerinden yürütülüyor. Şimdi İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD) tarafından yayımlanan “Dijital İtaat Rejimi: Türkiye’de Sosyal Ağ Sağlayıcıları ve Şeffaflık Yanılsaması” başlıklı yeni rapor, bu yüzeysel tartışmayı aşarak çok daha rahatsız edici bir tabloyu ortaya koyuyor.
Küresel sosyal medya şirketleri, Türkiye’de kullanıcı haklarını değil, kendi ticari varlıklarını korumak adına devletin sansür taleplerine sistematik biçimde boyun eğmiş durumda. Bu konuyu daha önce, Twitter’ı (X) terk eden medya kuruluşlarını özetlediğimiz yazıda da dile getirmiştik. Sosyal Medya şirketleri artık ifade özgürlüğünün değil, devletin baskı aracı durumunda.
Şimdi İfade Özgürlüğü Derneğinin son raporu da bu dönüşümü “dijital itaat rejimi” kavramıyla tarif ediyor. Raporun yazarlarından Prof. Dr. Yaman Akdeniz ile raporun sonuçlarını 43 sualde inceledik. Bu yazıda bu 43 sualin özetini yayınlıyoruz.
Ülkemizde, 2020 ve 2022 yıllarında 5651 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikler, sosyal medya platformlarını Türkiye’de temsilcilik açmaya zorladı. Kamuoyuna bu adım “muhatap bulmak” ve “hak arama kolaylığı” olarak sunuldu. Ancak rapor, bu anlatının büyük ölçüde bir yanılsama olduğunu gösteriyor.
Temsilcilik açma zorunluluğu; bant daraltma, reklam yasağı ve ağır idari para cezaları tehdidiyle birleştiğinde, platformları hukuken değil ama fiilen itaatkâr hâle getirdi. Şirketler, evrensel ifade özgürlüğü ilkelerini savunan küresel aktörler olmaktan çıkıp, devletin içerik kaldırma ve veri talebi mekanizmalarına sessizce uyum sağlayan yerel aparatlara dönüştü. Çünkü bant daraltma ve reklam yasağı ticari kazançlarını engelledi. Sosyal medya şirketleri kullanıcılarının haklarını korumak yerine, kendi ticari menfaatlerini önceliğe aldılar.
Bu dönüşümü örneğin, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gördük. Elon Musk bu yaklaşımdan ötürü dünyada eleştiriye uğradı ama........