menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Utancımız ve çocuklarımız

18 0
20.04.2026

Kahramanmaraş ve Siverek’te neler oldu?

 

Neden oldu?

 

Çocuklardan “katiller” yapıyoruz. Böyle bir düzene, kurşunlanan çocuklara yürek dayanmaz!

Gençlerin katil olduğu, arkadaşlarını öldürdüğü felaketlerden utanç duymalıyız.

 

Çocuklar ve öğretmen toprak oldu!

 

Felaketlerden geriye yas tutulan evler, evladını yitirmişler kaldı.

 

Evlerin duvarlarına öldürülmüş evlatların fotoğrafları asılacak!

 

Sağ kalanlar anlatıyorlar… Dinlemeye yürek, öldürülenlerin yasını tutmaya güç ister…

 

Utanç ve kurşunlarla örtülen zamandan geriye acılar ve yas kaldı…

 

Carlo Ginzburg “Utanç Bağı” adlı makalesinde şöyle demişti: “Uzun süre önce bir gün şunu anladım ki insanın ait olduğu ülke, hep dendiği gibi sevdiği ülke değil, adına utandığı bir ülkedir. Utanç sevgiden daha güçlü bir bağ olabilir”

 

Üzerinde yaşadığımız memleketimiz için utanç duyabiliyorsak ve utandığımız ülkenin yurttaşları sayabiliyorsak kendimizi; sevgimizden daha güçlü bir bağ olan utancımızla yaşamalıyız.

 

Yüzleşmeliyiz, unutmamalıyız.

 

İki gün, iki günde iki katliam...

 

Ölen çocuklar, öldüren çocuklar ve sonra kendini öldüren çocuklar.

 

Bizim çocuklarımız!

 

Umut Vakfı artan şiddetin “utanç” tablosunu verilerle anlatmaya çalışmıştı.

 

Basına yansıyan olayların çetelesini tuttu, takip etti…Kimse aldırmadı…

 

Basına yansıyan haberlere dayanarak Umut Vakfı’nın 2025 yılı Şubat ayında kamuoyuna açıkladığı 2024 yılı “şiddet haritası” Raporunda; Konya, Urfa, Mersin ve İstanbul’da meydana gelen katliamlarda 18 kişinin öldüğünü duyurdu.

 

Ankara’da bir anne, 7 ile 10 yaşlarındaki iki çocuğunu bileklerini keserek öldürmüştü ve 12 yaşındaki çocuğu ise ağır yaralıydı.

 

Tekirdağ’da bir baba 13 yaşındaki kızını öldürmüş, Balıkesir Edremit’te yine bir baba, oğlu ile bıçakladığı eşini hastanelik etmişti.

 

Haberlerle yayılan kin, vahşet, dehşet, şiddet........

© T24