Epstein belgeleri 2: Hangi isimler belgelerde nasıl geçiyor? |
Diğer
04 Şubat 2026
Jeffrey Epstein
Epstein belgelerinde son dalgayla ilgili mini yazı dizisinin ikinci bölümünde size öne çıkan isimleri ve bu isimlerin ortalığa saçılan belgelere verdiği tepkileri anlatmak istiyorum.
Ama önce belgelerin geneliyle ilgili birkaç bilgi daha paylaşayım.
ABD Adalet Bakanlığı ellerinde 6 milyon belge olduğunu lakin çok fazla tekrarlayan ve konuyla ilgisiz belgeyi elediklerini açıklamıştı. Demokratlar duruma tepki gösterdi ve her belgenin yayımlanmasını talep etti.
Eğer böyle bir durum yaşanırsa 3 milyon yeni içerik daha sisteme yüklenecek demektir. Fakat bakanlığın böyle bir niyeti yok gibi. O nedenle bu son partiyle birlikte Epstein dosyalarının sonuna gelinmiş gibi görünüyor.
Masumlar ve hatta bazı kurbanların kimliklerinin belgelerde yeteri kadar sansürlenmediğini yazmıştım. Manhattan’da federal bir hakim bu şikayetlerle ilgili duruşma kararı aldı. Adalet Bakanlığı sitesine erişim engellenirse şaşırmayın.
Şimdi geçelim isimlere... Şunu belirtmek isterim, günlerce yazsam isimlerin sonunu getiremem. O kadar kalabalık bir liste ve fazla detay var. En acayip bulduğum, en çok konuşulan ve bu işlere en bulaşmış kişiler üzerinden ilerleyeceğim. Bazen kişisel yorumlarımı da ekledim yazarken. İnsanda öyle bir nefret uyandırıyor ki bu rezillikler, tepkisiz kalmak mümkün değil. Belirtmiş olayım.
Onun bu kadar konuşulmasının nedeni geçen yılki seçimden kısa süre sonra Trump’la kapışınca hemen “Bomba düşmek üzere. Epstein dosyalarında Trump da var” diye tweet atması.
Şimdi artık kendi de var o dosyalarda.
Neredeyse tüm yazışmalarını okudum. Epstein’le bir “muhabbeti” olduğu kesin. Epstein onu adasında ağırlamayı çok istiyor, aradan yıllar geçse bile soruyor: “N’oldu? Hani gelecektin? Nisanda adada olacağım, gelsene.”
Epstein ilk olarak Musk’la bir iş yemeği yemek istiyor, belli ki o yemek yenmiş, sonra e-posta trafiği başlamış. 2013’ün hemen ilk günlerinde adaya çağırıyor Musk’ı. Epey bir yazışıyorlar. Musk “1 Ocak’ta geleyim” diyor, Epstein “2’sinde gel, ben 2’sinde orada olacağım” diye cevap veriyor. Musk, “Ya 2’si de olur aslında, 3’ünde ayrılmam gerekiyor ama sabah erkenden ayrılırım” diye devam ediyor. Sonra Epstein “Helikopterle aldırırım seni” diyor. “Her zaman bu adada yerin hazır” diye ekliyor.
Musk bir şekilde adaya gitmiyor, anladığımız kadarıyla. Bu yazışmalar çıkınca bu tip adamların hep yaptığını yaptı ve “Beeeeen… Çocuklar için canımı verdimmmm… O yüzden bana bu tuzaklar kuruluyor” tadında bir tweet attı.
Asıl Linkedin’in kurucu ortağı Reid Hoffman’la X’teki kapışmalarında söyledikleri ilginçti: “Ben sapıklığa gidiyor olsam, yanımda eşimi götüreceğimi söylemem” diyor. “Bu tuzağa ben düşmedim ama sen düştün Reid. O adaya gittin, hem de birden fazla kez” diye de ekliyor.
Şunu anlamazlıktan geliyor tabii: Arkadaş, sen bu belgelere kadar orada adı çıkan herkesi, hatta sevgili başkanını bile hedefe koyuyordun. E şimdi senin de adın çıktı. Hem de Epstein’in “Bu adada her zaman yerin hazır” yahut “Sana helikopter göndereyim” diyeceği biçimde yakınmışsın adamla. Hani adı geçen herkes suçluydu?
Çok kısa ifade edeyim: Bu hikâyede kaçacak yeri olmayanların başında geliyor. Epstein’le de arkadaş, beraber iş de konuşmuş, adaya da gitmiş, her naneyi de yemiş belli ki. “Yapmadım, etmedim” açıklamaları........