ABD ve Çin çatışır mı: Thukididis Tuzağı
Biliyorsunuz, Trump geçen hafta Pekin’de Çin lideri Xi Jinping’le görüştü. Politik analistler iki lider arasındaki görüşmeyi “olumlu” olarak yorumladı. Öyle diyorlarsa vardır bir bildikleri.
Benimse iki şey dikkatimi çekti. Birincisi Trump’ın karşısında kendine denk bir gücü görünce girdiği haller. Daha doğrusu “girmediği” haller… Derli toplu konuşan, diplomatik tavırlara ve sınırlara dikkat eden, muhatabını rahatsız etmekten imtina eden bir Trump gördük Pekin’de. Tokalaşmaları bilek güreşine çevirmedi, yersiz bir şey söyleyerek ortamı bir anda buzdolabına çevirmedi. Demek ki isteyince olabiliyormuş.
Dikkatimi çeken ikinci şeyse Jinping’in uluslararası ilişkiler literatürüne geçmiş bir benzetme kullanmış olmasıydı: Thukididis Tuzağı.
Biraz araştırınca Çin liderinin bu benzetmeyi son 13 yıl içinde birden fazla kez kullandığını gördüm.
Peki, neydi bu Thukididis Tuzağı? Ve Xi Jinping bu kavramı hangi bağlamda kullanmıştı?
Önce kavramı nasıl kullandığına bakalım. Dedi ki Jinping, “Dünya bir kavşak noktasına geldi. (Bu noktada…) Çin ve ABD, Thukididis Tuzağı’nı aşarak iki büyük gücün ilişkisinde yeni bir paradigma oluşturabilecek mi?”
Burada “kavşak noktası” tabirine dikkatinizi çekmek istiyorum. “Dönüm noktası” olarak çevirenler de var. Yani Jinping içinde bulunduğumuz dönemi Gramsci’nin tabiriyle “eskinin öldüğü, yeninse henüz doğmadığı” bir zaman olarak tanımlamış oldu.
Gelelim Thukididis Tuzağı benzetmesine. Thukididis milattan önce 400’lerde yaşamış bir asker ve tarihçi. Eserleri arasında şehir devletleri Atina ve Sparta’nın aynı tarihlerde tutuştuğu -ve epey uzun süren- Peloponez Savaşı’nı anlattığı bir kitap var. Thukididis bu kitapta Atina devletinin yükselişinin Sparta tarafından bir tehdit olarak algılandığını ve bu nedenle savaşmaya karar verdiğini anlatıyor.
Kavramı uluslararası siyaset literatürüne yine bir asker, İkinci Dünya Savaşı’nda yer almış ve emekliliğinde yazarlığa geçiş yapmış ABD’li Herman Wouk kazandırıyor. Wouk, ABD ile Sovyetler arasındaki Soğuk Savaşı tarif ederken kullanıyor “Thukididis Tuzağı” benzetmesini.
Lakin benzetmenin popülerleşmesini sağlayan Graham Allison isimli bir siyaset bilimciyle oluyor. Allison özetle “Dünyada bir süper gücün karşısında bir başka devlet giderek artan bir ivmeyle güçlenmeye başlarsa savaş kaçınılmaz olur” diyor. Allison, Harvard’daki Belfer Center isimli enstitüde son beş yüz yıla damga vuran 16 vakayı ele aldığı bir de çalışma yürütüyor. Bu çalışmada vardığı sonuç şu:........
