Farkında mısın? Önümüzdeki hayatın en genç yaşındayız!

8 Nisan doğum günümdü.

Bunu söylemek insana her yıl biraz daha tuhaf hissettiriyor. Çünkü artık "kaç oldun" sorusuna cevap verirken içimde küçük bir tereddüt var. Sanki yıllar geçmiyor da hayat üst üste katlanıyor, "zaman azalıyor" hissim artıyor. Ayrıca yazının hemen en başında söyleyeyim, kadınlar her zaman 29 yaşında kalırlar bunu unutmayın lütfen ve karşınızdaki kadınlara kaç yaşındasın diye sorup patavatsızlık etmeyin.

Sabah Ertuğrul Özkök’ü aradım çünkü ikimizin de doğum günü 8 Nisan, her zamanki neşeli sesiyle “79’dan gün aldım Elif’cim, uzunca bir süredir doğum günlerimi kutlamıyorum” dedi ve bugün çıkacağı Cannes yolculuğundan bahsetti. Ertuğrul Hocamı yakından tanımanızı isterdim, hakkında birçok şehir efsanesi vardır ama o her zaman genç, her zaman yeninin peşinde ve dinamiktir. En yeni kitabı o okur, en yeni teknolojik gelişmeyi o takip eder. Onun gibi hayata karşı iştahı hiç azalmayan insanlara hayranlık duyuyorum. Çünkü onların "yaşlandım", "dede oldum", "bu yaştan sonra" gibi bahaneleri hiç yok.

Yıllar evvel Aydın Bey ve Ertuğrul Hocamla Bodrum’da her yaz yaptığımız mutat kamplarımızdan birindeydik. O sabah yüzerken ben hayattan, memleketten, siyasetten şikâyet ediyordum. Aydın Bey bir an durdu, bana dönüp "Elif’cim umut olmazsa hayat biter" dedi. "Hiç kendini üzme bugünler de geçer". Aydın Bey 80 yaşındaydı ve bana "umudu" hatırlatıyordu. O an ne kadar utanmıştım şikâyet ettiğim şeylerden.

8 Nisan hocamla benim doğum günümüz ama, bir hafta sonra da Aydın Bey’in 90. doğum gününü kutlayacağız! O hâlâ işinin başında her gün holdinge gidiyor, toplantılara giriyor, öğreniyor, köşe yazılarını takip ediyor, raporları okuyor, cumartesi yemeklerine katılıyor. Yaşama karşı iştahı o kadar yüksek ki cebinde her zaman taşıdığı haftalık programı ağzına kadar dolu. Biliyorum şimdi yaşını yazdım diye bana kızacak ama şimdiden doğum günü kutlu olsun!

İnsanlar doğum günlerinde ne hisseder?

Doğum günleri bize hayatımızı yeniden gözden geçirme fırsatı sunuyor aslında, belki hayatı temize çekmek gibi eski bir belgeyi açıp "farklı kaydet" der gibi. Kim nereye gitti, geride ne kaldı, nerede çuvalladım, neyi beklenmedik........

© T24