menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

"Ben gelin olmak istemiyorum" | Köy okulları ve çocukların görünmeyen dünyası…

30 0
05.04.2026

Kars’ın bir köyünde, karlı bir sabah…
Bir çocuk okula geliyor. Saçı buz tutmuş.

Aynı sınıfta bir başka çocuk var; okuma yazma öğrenmek istemiyor. Çünkü biliyor ki ilkokuldan sonra okutulmayacak. “Ben gelin olmak istemiyorum” dediği an, bir öğretmenin mesleki sorumluluğu başka bir anlam kazanıyor.

Bir başka çocuk ise her yıl okul değiştiriyor. Babası çoban. Köyden köye gidiyor. Her seferinde yeni bir sınıf, yeni bir öğretmen...

İhsan Kartoğlu’nun Kronik Kitap’tan yayımlanan Buradayım Öğretmenim! kitabı, tam da bu gerçekliği gözler önüne seriyor. Eğitim sistemini teorik tartışmalarla değil, sınıfın içinden, çocuğun gözünden ve bir öğretmenin deneyimlerinden anlatıyor.

İhsan Kartoğlu ile online görüştük; köy öğretmenliğini, çocukların görünmeyen dünyasını, “öğrenemez” damgasını, çocuk gelin gerçeğini, öğretmen-veli ilişkisini ve bazen yalnızca “vazgeçmemenin” bir hayatı nasıl değiştirebildiğini konuştuk.

- Kars’ın Çerme köyünde ilkokul öğretmenisiniz. Köy okulunda öğretmenlik nasıl bir deneyim?

Aslen Rizeliyim. 7 yıl önce Kars’a öğretmen olarak atandım. O dönem Kars’ın başka bir okulundaydım. İşin gerçeği, öğretmen olma hayali olan bir insan değildim. Ne zaman ki mesleğe başladım, o zaman keyif aldım. Keyif aldıktan sonra da elimden geldiğince öğrencilerime faydalı olmaya çalıştım. O günden bugüne çocuklar için uğraşıyorum. Daha çok anı biriktiriyorum diyebilirim.

- Kitabınızı okuduktan sonra zihnimde hep aynı soru döndü. Her şeyin çözümü eğitim mi? Öyleyse nasıl bir eğitim olmalı?

Bu konuyu öğretmen arkadaşlarla ve müdürümle de sürekli konuşuyoruz. Bir gün okuldayken müdürüm bana şöyle bir soru sordu: “Biz geleceği yetiştiriyorsak, gelecekteki veliler de bizim öğrencilerimiz olacaksa, bunu eğitimle başarabiliyorsak, sence gelecekte toplumu şekillendirebilir miyiz?” Ben de kendisine şunu söyledim: “Değerli müdürüm, bizden önce de bu okul vardı. Bu okula bizden önce çok kıdemli, çok iyi öğretmenler geldi, görev yaptı. Siz bugünkü veli profilinden memnunsanız demek ki eğitim birçok şeyi düzeltiyor. Ama memnun değilseniz, demek ki bir yerde sorun var. O zaman onların düzeltemediğini biz nasıl düzelteceğiz?” Bunun üzerine bana, “Yani sen eğitimle bunların hallolamayacağını düşünüyorsun” dedi.

- Cevabınızı merak ettim…

Bizim ülke olarak bir karara ihtiyacımız var. Bu karar toplumsal bir karar olmalı. Mesela PISA sınavlarında Finlandiya’dan çok bahsediyoruz. Finlandiya bir dönem “bataklıklar ülkesi” olarak anılıyordu. Bugün eğitimde zirvedeyse bir şeyleri doğru yapmış demektir. Okuduğum kadarıyla orada bir karar alınmış: değişimin eğitimle olacağına hep birlikte inanmışlar. Bu sadece öğretmenlerin kararıyla olmuyor. “Biz çok önemliyiz” demek yetmiyor. Devlet politikaları, toplumun öğretmene ve eğitime bakışı… Hepsi birlikte hareket etmiş. Bizim de böyle bir karara ihtiyacımız var. Biliyorsunuz, yakın zamanda maalesef bir meslektaşımızı kaybettik. Bu hepimizi çok etkiledi. Hâlâ bunun etkisini taşıyoruz. Bu noktada sadece öğretmenlerin çabası yetmez. Politikaların düzelmesi, toplumun eğitime ve öğretmene güvenmesi gerekiyor. Değişimin eğitimle başlayacağına birlikte inanılması gerekiyor. Biz bir yere kadar getirebiliriz ama toplumdan topyekûn bir desteğe ihtiyacımız var.

- Özel gereksinimli çocuklarla çalışma deneyiminiz var. “Öğrenemez” damgası vurulmuş çocuklarla da çalışıyorsunuz. Bu çocuklarla kurduğunuz ilişki nasıl ilerliyor, bu engeller nasıl aşılabiliyor?

Öncelikle benim kardeşim de özel bir çocuk. Doğum esnasında oksijensiz kaldığı için gelişimi akranlarına göre biraz daha geç oluyor. O yüzden bu çocuklara çok uzak değilim. Sınıfımda da bir özel öğrencimiz var. Çok tatlı bir çocuk. Ama bu sadece benim vazgeçmememle olmuyor. Az önce de söyledim, bütün parçaların çocuğu desteklemesi gerekiyor. Ben 22 öğrencinin öğretmeniyim. O öğrencimden de sorumluyum ama sınıfta sorumlu olduğum başka öğrenciler de var. O yüzden onunla her dakika birebir ilgilenemem. Desteklenmesi gerekiyor.

- Peki nasıl bir destek sistemi kurdunuz?

Öğretmen arkadaşlarla birlikte okulumuzda “Destek Eğitim Odası” açtık. Bu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın sağladığı bir uygulama. Orada bir meslektaşım öğrencimizle okuldan sonra birebir ilgilendi. Ben de derste yapılanları tekrar ettirdim. Birlikte üzerine gittik.

- Nasıl bir yol izlediniz?

Meslektaşım, özel gereksinimli çocuklar hakkında geniş araştırmalar yaptı. Ben daha çok destekleyen kısımdım. Bir gün öğretmenler odasına geldi ve “Ben destek eğitim odası açacağım, bu çocukların eğitim almasını istiyorum” dedi. Biz de çok mutlu olduk. Müdürümüzle birlikte odayı hemen açtık, kullanmaya başladı. İlk başta çocuklara normal şekilde harf öğretmeye çalışıyordu ama hiçbir değişim olmadı. Aylarca uğraştı, sonuç alamadı. Morali çok bozuldu. “Aylarca çalışıyorum ama hiçbir şey değişmedi” dedi. Ama pes etmedi. Bir gün yine geldi, “Ben karar verdim, farklı bir yöntem uygulayacağım” dedi. Açıkçası, hiçbirimiz o yöntemi tam bilmiyorduk. Akşamları gidip saatlerce çalıştı. Önce kendisi öğrendi, sonra çocuklara öğretti. Bir süre sonra çocuklar okumaya başladı. Ben de onun destek eğitim odasında uyguladığı yöntemi sınıfımda tekrar ettirdim. Meslektaşım tayin oldu, gitti ama ben aynı uygulamaya devam ediyorum. Çocuklarımız okuyor.

- Bir öğretmenin vazgeçmemesi, çocuğun kaderini değiştirebilir mi?

Bir hikâye vardır, denizyıldızı hikâyesi. Bir adam, sahilin kıyısına vuran denizyıldızlarını tek tek toplar, denize geri atar. Ona derler ki: “Neden uğraşıyorsun? Hepsini kurtaramazsın.” Adam da bir tanesini denize atarken cevap verir: “Bunun hayatını kurtardım.” Biz de öğretmen olarak o bir tane bile olsa o denizyıldızı için çabalıyoruz. Belki olur, belki olmaz. Ama en azından vicdanımız rahat. Diyoruz ki, “Elimizden geleni yaptık, çocuktan vazgeçmedik.” Bu yüzden vazgeçmeyeceğiz, devam edeceğiz.

- Vazgeçmediğiniz çocuklardan biri de ailesinin işi nedeniyle devamlı okul değiştiren öğrenciniz. Sürekli yer değiştiren ailelerin çocukları eğitimde nasıl bir........

© T24