menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kalıcı çözümler mi, kalıcı bir yanılsama mı?

14 0
01.05.2026

Uluslararası mülteci hukukunun en yerleşik kavramlarından biri “kalıcı çözümler”. Gönüllü geri dönüş, yerel entegrasyon ve yeniden yerleştirme yıllardır zorla yerinden edilme durumlarına yönelik üç temel çıkış yolu olarak sunulmakta. Bu üçlü yapı, hem hukuki literatürde hem de politika belgelerinde istikrarlı bir çerçeve olarak varlığını sürdürüyor.

Friedrich-Ebert-Stiftung (FES) Türkiye Temsilciliği desteğiyle Göç Araştırmaları Derneği (GAR) tarafından yayımlanan politika notu serisinin ilki, bu çerçevenin artık yalnızca normatif bir referans noktası olduğunu, pratikte ise ciddi bir aşınmaya uğradığını ortaya koyuyor. “Kalıcı çözümler” gerçekten çözüm üretmekte mi, yoksa uluslararası sistemin kendi sınırlarını örten bir söylem mi üretmekte?

Norm ile gerçeklik arasındaki mesafe

Zorunlu göç alanında uzun süredir bilinen bir gerilim var: hak temelli yaklaşım ile çıkar temelli yaklaşım arasındaki ayrım: İlki, mülteci korumasını uluslararası hukuktan türeyen bir yükümlülük olarak ele alırken; ikincisi, devletlerin bu alandaki tercihlerini güvenlik, maliyet ve iç siyaset dinamikleri üzerinden açıklamakta. GAR politika notunun gösterdiği gibi, bu iki yaklaşım artık birbirine alternatif değil; aynı sistemin iç içe geçmiş bileşenleri. Başka bir deyişle, normatif olarak “olması gereken” ile siyasi olarak “yapılabilir olan” arasındaki mesafe, istisnai değil, yapısal hale gelmiş durumda.

Geri dönüş: Tercih edilen çözüm mü, ertelenen gerçeklik mi?

Gönüllü geri dönüş, uzun süre “tercih edilen çözüm” olarak konumlandırılmakta -nitekim Türkiye’deki söylem de bunun........

© T24