Merkez Bankası halden anlamak zorunda mı?

Üç gündür Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay’ın ‘"Asgari ücreti yüksek bir yere çekeyim, en azından işçi kurtulsun’ demek dünyanın en kötü fikri” cümlesi tartışılıyor.

İyi de ediliyor.

Ne kadar tartışılsa yeri.

Çünkü üç yıldır başka hikayelerle süslenen “dezenflasyon programı”nın özünü hatırlamaya ihtiyaç vardı. Dolayısıyla, programın mimarı ve yürütücüsü Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, daha önce buna benzer ifadeler kullandıysa da açlık sınırının 106 bin 816 TL’ye yükseldiği mart ayında, asıl maksadın ve ne yapıldığının bu netlikte duyurulması iyi oldu.

Bu ay, yaş haddi sebebiyle görev süresinin dolmasına bağlı olarak emekli olacağı haberleri çıkan Cevdet Akçay, mevcut görevine önceki Başkan Hafize Gaye Erkan’ın davetiyle gelmişti. Akçay’ın söz konusu cümlesinin, kamuya açık olmayan bir toplantıda kapsamlı bir sunumun bağlam içindeki bir unsuru olduğunu belirtelim.

Ve kritik bir bilgi: Tarih Vakfı ve Robert Kolej Mezunlar Derneği’nin ortak etkinliğindeki bu sunumda aslında Chattam House kurallarının geçerli olacağı söylenmiş.

Chattam House kuralı şöyle: Bir toplantıdaki bilgilerin dışarıya aktarılmasına genel çerçevesiyle izin veriliyor. Tam bir kapalılık değil. Ancak konuşmacının bazen de kurumun adını kimliğini saklı tutarak paylaşılabilmesini ifade ediyor.

Söz konusu toplantı sonrasında anlaşıldığı kadarıyla bu kurala uyulmamış. Uyulmamış olmalı ki günlerdir Akçay’ın sözü tartışılıyor.  İşin bu kısmı da uyarıyı dikkate almadan yazanların sorunu olmalı.  Ne var ki bu........

© T24