Büyük Simbiyoz’a karşı direniş

Demek ki Kurtuluş Parkı’nda baretlerini yere vuran, açlık grevi yapan o topluluk; marjinal tipler yahut terörist değil, hak arayan işçilermiş.

Demek ki üç ayrı bakanlık, bakan yardımcılarını görevlendirip Ankara Emniyeti Müdürü ve diğer güvenlik bürokratlarının katılımıyla toplantı yapıp direnen işçilerin temsilcilerine kulak verebiliyormuş.

Demek aynı masaya oturulup belirli bir plan dahilinde ödemeler için taahhütler kayda geçebiliyormuş.

Kararlılık ve kazanım

Ödenmeyen alacakları için Eskişehir’den Ankara’ya 187 km yürüyerek gelen Doruk Madencilik işçilerinin, biber gazına maruz kalarak, kelimenin tam anlamıyla “aç ve açıkta” kalarak Ankara’nın ortasında kararlılıkla sürdürdükleri direniş, kazanımla sonuçlandı.

Kararlılık, bu sonuçta etkili olmuştur.

Birikmiş alacaklarının ilk 36 milyon TL’si yatırılınca geri dönmeyip “Direniş, tamamın ödenmesi taahhüdü alıncaya dek sürecek” tutumunun payı büyüktür.

TİP’in aktif varlığı başta olmak üzere, farklı muhalefet partileri milletvekili ve temsilcilerinin alanda bulunması, işçilerin bugün TBMM’de CHP’nin grup toplantısına katılıp alkışlar arasında verdikleri görüntüler etkili olmuştur.

Bağımsız medyanın ilk günden itibaren bu hak arayışını ısrarla gündemden düşürmemesi, alacakların ödenmesine dair kayıtsızlığı kırmıştır.

Yaşadıkları şehirde 23 Nisan kutlamalarında olmaları gerekirken, Ankara’ya babalarının yanına gelen çocukların hüzünlü görüntüleri, işçinin, elinde karısının verdiği, ancak yapılamayan mutfak alışveriş listesinin, işçilerin her kelimesi haklı konuşmaları bütün Türkiye’ye bağımsız medya sayesinde ulaştı.

Bakanlıkların garantörlüğü ile uzlaşma sağlandıktan sonra açıklama yapan Başaran Aksu’nun gülerek “Burada değişik mikrofonlar görüyoruz, bunlar yoktu” demesi fazlasıyla manidardır, iktidar medyasının durumuna........

© T24