Ahmet Türk: Devlet Bahçeli ile görüştüm, güven verdi, samimi olduğuna inandım

80 yaşındaki Ahmet Türkİkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı’nda “Kürt sorunu benim” dedi. Ahmet Türk işkence gördü, tutuklandı, mensubu olduğu siyasal partiler kapatıldı, arkadaşları öldürüldü, eş başkan olarak seçildiği belediyeye iki kez kayyım atandı. Yaşadıkları bununla sınırlı değildi. Siyaset yaptığı partiden ihraç edildi.  

“Paris Kürt Konferansı’na katıldığımız için SHP’den ihraç edildik. Bu nedenle devrimci demokrat arkadaşlar istifa etti. Yeni bir oluşum için çaba gösterdik. HEP’i kurmayı Kürtler omuzladı o zaman. Bugüne kadar 8 partimiz kapatıldı. Zulüm politikalarına rağmen demokratik siyasetten vazgeçmedik.” 

1 Ekim 2024’ten beri devam eden sürece somut adımlar atılmadığı gerekçesiyle eleştirileri olsa da “Kürtler olarak, Kürt siyaseti olarak sabırla bekleyeceğiz” diyen 80 yaşındaki Ahmet Türk’e bugün bile varoluşunun mesele olarak görülmesini sordum. Ayak üstü bir söyleşi oldu, zira uçağına yetişmek zorundaydı.

- Siz yarım asırdır siyasetin içindesiniz. 53 yıl sonra “Kürt sorunu benim” demenin nasıl bir anlamı ve hüznü var sizin için?

Barış özlemi ile yola çıktık. Kim olursanız olun, kimliğiniz yoksa, kültürünüz yoksa, diliniz inkâr ediliyorsa eksiksiniz. Sizin toprak sahibi olmanız, zengin olmanız bu eksikliğinizi gidermiyor. Ben meseleye çok sınıfsal bakmıyorum. Demokratik değerler etrafında buluşacak bir anlayışla bir araya gelmek ve gelecek için doğru kararların ortaya çıkması konusunda demokratik baskı unsuru olarak ortaya çıkmalıyız.

- Sol ve sosyal demokrat çevreler için mi bunu diyorsunuz?  Evet hepsinden bahsediyorum. Sadece Kürtlerden söz etmiyorum. Kürtler zaten olabildikçe mücadelesini sürdürüyor.  Bu desteğin bu süreçte........

© T24